SKANDAL !!!

Yunanistan'da patlak veren telekulak hattının ana damarı Amerikan Büyükelçiliği'nde çıktı.Askerler, siyasetçiler hatta istihbaratçıların görüşmeleri izlenmiş. Hedefteki Vodaphone suçu Ericsson'a attı

Papandreu, Elçi'nin gönderilmesini istedi

Yunanistan başbakanı, bakanları, genelkurmayı ve hatta istihbarat görevlilerinin telefonlarını dinlediğinin ortaya çıkmasıyla ilgili tartışmalar iki aydır sürüyor. Haberlere göre, sadece Vodaphone'un hattına sahip olan cep telefonları değil; diğer cep telefonu hatları ve normal telefonlar da izlenmiş.

1 Mart 2006 tarihli Ta Nea gazetesindeki haber analizlere göre Vodaphone şirketi, izlemeleri Amerikan büyükelçiliği'nin yaptığına dair basına bilgi vermiş. Şirket, dinleme sistemlerini Ericsson'un yerleştirdiğini belirtmiş. Ana muhalefet lideri Yorgos Papandreu, Büyükelçi'yi istenmeyen adam ilan etti.

Yunanlı mühendis evinde ölü bulundu

Skandaldaki gelişmelerden biri de Vodaphone'da çalışan ve izlemeyi tespit eden mühendisin evinde asılı bulunması. Evin tavanına ip bağlanmış. Mühendisin oraya çıkabilmesi için merdiven kullanması gerekiyordu, ancak evde merdiven yoktu!!!

Birileri bizi de dinliyor mu?

Acaba şimdi Başbakan Erdoğan dahil üst düzey yönetimin telefonlarının dinlenmediğinin garantisi var mı? Askerlerin telefonları bile dinleniyor olabilir mi?

Yunanistan'daki böcek TELSİM'e sızdı

Komşudaki telekulak skandalının altından Telsim'i alarak Türkiye'ye yerleşmeyi planlayan İngiliz Vodaphone cep telefonu şirketi çıktı. İzlemeye alınan bütün telefonlar ABD Büyükelçiliği tarafından dinlendi.

Yunanistan yaklaşık iki aydır bir telekulak skandalıyla çalkalanıyor. Ama bu skandal bizim basında evvelki hafta çıktığı gibi, güya bizim Genelkurmay'ın Yunan subaylarının cep telefonlarını dinlemesiyle alakalı değil. Sınır bölgelerinde Türk ve Yunan cep telefonu şebekelerinin geçişken olması sebebiyle Yunan Genelkurmayı'nın kendi subaylarını tatbikat sırasında cep telefonu kullanmamaları yönünde uyarmasını çok önemli bir haber gibi yazan bizim müzakere/mütareke basını, nedense esas skandala ilişkin tam bir karartma  uyguluyor.

 

Hikayemize gelince, İngiliz Vodaphone cep telefonu şirketi on yılı aşkın bir süre önce Yunanistan'a ilk geldiği zamanlarda bedava cep telefonu dağıtarak abone sayısını artırmıştı. Hakkında İngiliz istihbaratına yakın olduğu yönünde yerli ve yabancı basın yayın kuruluşlarında yorumlar yapılan bu şirket bizim Telsim'i de aldı ve işlemler tamamlanırsa yakında Türkiye'de de bedava cep telefonu dağıtarak abone kampanyası yapmaya hazırlanıyor. Vodaphone'un sebep olduğu telekulak skandalı yaklaşık bir aydır Yunanistan siyaset ve medya dünyasında büyük çalkantılar meydana getirdi. Vodaphone'un Yunanistan başbakanı, bakanları, genelkurmayı ve hatta belki de istihbarat görevlilerinin telefonlarını dinlediği ortaya çıktı. Yunan başbakanı ve diğer üst düzey yetkililerin sadece Vodaphone'un hattına sahip olan cep telefonları değil; aynı zamanda diğer cep telefonu hatları ve hatta muhtemelen normal telefonları da izlenmiş. Yunan basınında çıkan haber-analizlere göre en azından bir kaç yüz kişinin belki de beş bine yakın üst düzey insanın telefonları yıllardan beri dinlenmekteymiş.

Bütün konuşmalar dinlendi

 
Hadise ilk önce Elefterothipia gazetesinde ayrıntılı olarak yayımlandı. Aynı gün diğer basın kuruluşları da olaya yer verdiler. Sonra haberler dalga dalga yayıldı ve ayrıntılar ortaya çıktı. Bütün gazete ve televizyonlar hadiseye geniş yer verdiler. Zaten başka türlü de olamazdı; zira ortaya çıkarılan skandal inanılmaz derecede geniş boyutlu ve içerisinde bir de cinayet ihtimali var.

Yunan basınında verilen bilgilere göre Vodaphone şirketi cep telefonu şebekesi için Atina'nın belirli bölgelerindeki baz istasyonlarını kullanmış. Buralara gölge telefon denilen çok sayıda sistemler yerleştirmiş. Başkasının arayamadığı bu gölge telefon sistemleri o bölgedeki bütün konuşmaları izlemekteymiş. Örneğin Amerikan büyükelçiliğinin bulunduğu Mavili meydanı etrafına bol miktarda bu sistemlerden yerleştirilmiş. Başbakanlık ve diğer bakanlıkların bulunduğu yerlerde de aynı iş yapılmış. İşin daha da garibi Ericsson şirketinin yerleştirdiği bu cihazların söz konusu telefon izlemelerini başka bazı teknik yansıtıcılarla doğrudan Amerikan büyükelçiliğine yansıttığının tesbit edilmesi olmuş. Yani izlemeye alınan bütün telefonlar doğrudan Amerikan büyükelçiliğine yansıtılmış. Bir başka ifadeyle Amerikan büyükelçiliği tarafından dinlenmiş. 1 Mart 2006 tarihli Ta Nea gazetesinde yayımlanan haber analizlere göre Vodaphone şirketi bu izlemeleri Amerikan büyükelçiliğinin yaptığına dair basına bilgi vermiş. Sistemleri Ericsson'un yerleştirdiğini belirtmiş. Bir manada suçu Ericsson'un üzerine atmaya çalışmış. Yunan ilgili kuruluşlarının çalışmaları sonucunda bu işi Ericsson'un tek başına yapamayacağı; mutlaka Vodaphone'un işbirliği ile bu işlerin yapılabileceği kanaatine varmış.

İsrail de işin içinde

Hadisenin bir başka ayağında da İsrail menşeli bir kuruluş var. Converse Technologies adıyla faaliyet gösteren bu şirket, Amerika'da telefon faturalarını düzenleme işlemleriyle tanınmış. Yunan basınının verdiği bilgilere göre, Başkan Clinton zamanında Clinton'un İsrail'e barış için biraz fazla baskı yapması üzerine Clinton ile Monica Lewinsky arasındaki telefon görüşmelerinin kayıtlarını o zaman soruşturmayı yürüten Başsavcı Starr'a veren de bu şirketmiş.

 

Bir ara Clinton 'müttefik bir ülke benim telefonlarımı dinliyor'bile demiş bu şirketi kasdederek... Şirket Yunan istihbaratının belirli sistemlerini kurmuş.
Şimdi onlar da 'acaba ne olacak' diye endişelenmeye başlamışlar. Bu şirket telefonlardaki sesin tanınması konusunda uzmanlaşmış ve gerek Vodaphone gerekse Ericsson ve diğer cep telefonu firmalarıyla birlikte çalışıyormuş.

Atina- Washington hattında kriz

Bu telekulak skandalı o kadar büyük boyutlara ulaştı ve bütün ihtimaller Amerikan büyükelçiliği üzerine yoğunlaştı ki, Yunan Başbakan Kostas Karamanlis, Amerikan büyükelçisiyle yemekte biraraya gelerek, durumdan duyduğu rahatsızlığı iletti. 1 Mart günkü Ta Nea gazetesine göre, bu skandalın varlığı aylar öncesinden tesbit edilmiş Yunan hükümeti ve istihbari birimleri tarafından. Ama hükümet hadisenin ne kadar çatallanıp budaklanacağını anladığı için bir süre basına çıkmaması için gayret göstermiş. Çünkü skandalın bütün boyutlarıyla ortaya çıkması halinde
Amerikan büyükelçisini ve Vodaphone şirketini Yunanistan'dan kovmak lazım geleceğini düşünmüş. Bunun da Yunanistan ile Amerika arasındaki ilişkileri bozacağını hesaba katarak, rezaleti bir süre saklamışlar. Ama artık mızrağın çuvala sığdırılmasının söz konusu olamayacağı bir noktaya gelinmiş ve hadise basında patlamış. Şimdi halk Vodaphone şirketinin kovulmasını istiyor.

Muhtemelen kovulacak. Amerikan büyükelçisi istenmeyen adam ilan edilecek mi?

 

Bilinmez... Ama belki de Amerika büyükelçisini çekmek suretiyle işin içinden sıyrılmaya çalışacak. Ana muhalefet lideri Yorgo Papandreu büyükelçinin gönderilmesini istiyor. Yunanistan'da ciddi bir Amerikan karşıtı gelenek olduğu da düşünülecek olursa, büyükelçinin Atina'da kalmasının fena halde zorlaştığı kesin.

Olayı çözen mühendis öldürüldü

Yunan kamuoyunu rahatsız eden bir gelişme de yaklaşık on bir ay önce Vodaphone'da çalışan Yunan bir mühendisin evinde ölü bulunmasıyla ilgili ortaya şimdi çıkan şüpheler. Söz konusu mühendis evinde sabaha karşı birisiyle bir elektronik posta teatisinden sonra dairesinde annesi tarafından ölü bulunmuş.

 

İntihar ettiği söylenmiş. Ama bir ay sonra evliliğe hazırlanan ve hayat dolu kişiliğiyle tanınan bu mühendisin intihar etmesine, kendisini tanıyan hiç kimse o günlerde akıl erdirememiş. Bir günlük tutuyormuş; ama onu da ailesi o günlerde anlayamamış. Şimdi o günlük bir takım ipuçları vermeye başlamış. Meğerse mühendis Vodaphone'un kurduğu baz istasyonları ve gölge telefon sistemlerini çözmüş; bunlardaki gariplikleri anlamış ve hatta elindeki Vodaphone'a ait bir cep telefonundan bu gölge numaralardan birisini de aramış. Soruşturmayı yürüten savcının yaptığı açıklamalara göre belki de öldürülmesi bundan dolayı. Çünkü o gölge telefonları tesbit edip; sonra da numaralardan birisini arayınca kimliği ortaya çıkmış. Gerçi bunlar şu anda iddialar; ama, oldukça mantıklı görünen iddialar.

Binlerce soru işareti

Günlüğünde bu gariplikleri not etmiş. Yaptığı kroki ve planların yanına hep soru işaretleri koymuş. Şimdi herkes bu mühendisin bu skandalla bağlantılı olarak öldürülmüş olması gerektiği konusunda neredeyse hem fikir. Kaldı ki, intihar hadisesi de bir garip. Çünkü evin tavanının üzerinde sıcak su deposu bulunan bölgeye ip bağlanmış. Oraya çıkabilmesi için mutlaka bir merdiven kullanması gerektiğini düşünüyorlar. Oysa mühendis evde öldürülmüş olarak bulunduğunda evde hiç merdiven falan yokmuş. Şimdi Yunanistan'da sorulan soru şu: Amerika'nın müttefiki ve pek çok konuda ABD ile zaten her türlü işbirliği yapan bir Yunanistan'ın başbakanı ve diğer üst düzey yöneticilerini Amerika neden bu kadar yakından takip etmek ister? Vodaphone şirketi neden bu işe alet olur? Bu soruları Türkiye açısından da sormak gerekir: Örneğin Telsim'i alarak Türkiye'ye gelmeyi planlayan bu şirketin burada da benzeri faaliyetlere girmeyeceğinin garantisi var mıdır? Yunanistan'da bu kadar telefon izleme faaliyeti yürüten
Amerika'nın burada benzeri işleri çevirmediğini kim söyle-yebilir?

Aynı şey Türkiye'de olur mu?

AKP hükümeti zamanında Türk Telekom bugüne kadar telefon işiyle uğraşmamış, pek çok açıdan netameli ve şaibeli bir Ortadoğulu şirkete satıldı. Devir teslim işlemlerinin ardından bu şirketin Türk Telekom'u bugünlere getiren kilit görevlerdeki teknik personeli çıkararak veya yer değiştirerek, bunların yerine İngiltere'den mühendisler getirdiği yolunda haberler ortalığa yayıldı. Hatta İstanbul milletvekili Emin Şirin, bu konuda Başbakana bir de soru sordu. Çünkü iddialara göre, bu getirilen İngiliz personel pek tekin kişiler değil. Acaba şimdi Başbakan Erdoğan dahil bütün üst düzey yönetimin telefonlarının dinlenmediğinin garantisi var mı? Hatta askerlerin telefonları bile dinleniyor olabilir mi? Gerçi askerlerin kendi hatları var; ancak bu yeterli değil ve onların hatları da pek çok yerde Türk Telekom hatları içine giriyor ve çıkıyor.

Bu giriş ve çıkışlarda onların telefonlarının da dinlenmesi mümkün.

AKP garanti aldı mı!

Hükümet Telekom'u satarken bu konularda tatmin edici garantiler aldı mı? MİT ve Emniyet İstihbarat yoluyla şu anda neler olduğunu takip ediyor mu? Yunanistan'da patlak veren skandal bunların hepsini gayet meşru sorular haline getirdi.

Bir başka husus da bu hükümet zamanında Türk Telekom ve bütün cep telefonu firmalarının yabancıların yönetimine geçmiş olmasıdır. AKP iktidara gelmeden evvel faaliyet gösteren cep telefonu firmalarından sadece birinde bir İtalyan firması yüzde elli oranında ortaktı. Şimdi Türkiye'nin en büyük cep telefonu firmasının yönetimine Ruslar girdi. Öteki yani Telsim Vodaphone'a satıldı.

İtalyan şirket İtalyan başbakanının Başbakan Erdoğan ile dostluğu sayesinde öteki cep telefonu firmasını da ele geçirdi ve yönetimi aldı. Telekom ise Hariri ailesine gitti. Bütün bunlar tesadüf ve masum gelişmeler olabilir mi?

Özelleştirmeler Türkiye'nin başına bela olacak

Meselenin bir başka boyutu da bizim müzakere/mütareke basını ile ilgili. Yunanistan'da telekulak skandalı ilk patlak verdiği günlerde bizim basın konunun üzerine 'aaa, onlarda da oluyormuş' mantığıyla gitti. Bir iki gün haber geçtiler. Sonra haberler bir anda bıçakla kesilmişcesine durdu. Yani işin içine Vodaphone girip de skandalın ucu Amerika'ya ulaşınca haber vermedikleri gibi resmen karartma uyguladılar. Bunun sebebi nedir? Masum sebepler olabilir mi? Atina'da temsilcisi olan grup-lar bu haberleri neden vermediler?

Milliyetçi/ulusalcı basının Atina'da büroları olmadığı için zaten konudan haberleri olmadı. Ama TRT bu haberleri neden vermedi? Neden haberleri verip üzerinde yorum yapılmasını sağlamadı? Anadolu Ajansı bunları haber yaptı mı?

Bilmiyorum. Eğer yaptıysa diğerleri neden bu haberlere şu veya bu derece ilgi duymadılar? Bir dünya soru işareti ve muhtemelen hâlâ karanlıkta kalan bir dünya konu... Ama gerçek şu ki, hesapsız kitapsız yapılan özelleştirmeler Türkiye'nin başına çok büyük belalar açacak...



Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !