Osmaniye'de Cıncık Operasyonu (*)

Habere şöyle başlayalım: "Dikkat: Vergi iade zarfı vermeseniz bile, adınıza geçersiz fiş verdiğiniz ve devleti dolandırdığınız iddiasıyla vergi cezası çıkabilir..."

Burada, bugün anlatacağımız olaylar yaşanmış, gerçek bir olay olup, hala devam etmektedir ve MEB'in duyarlılığını beklemektedir. Memurlar.net olarak, hemen görevine son verilmesi gereken bir mutemet hala görevde olduğu ve İl Valiliği ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü olaya gereken önemi vermediği için olayı gündeme taşıyoruz.

 

Olay 2004 yılında olmaktadır. Tüm Devlet memurları gibi, bir ilköğretim okulundaki öğretmenlerimiz de fişlerini doldurup zarf ile okullarına teslim etmişler. Tabii, bazısı tam dolduramamış, bazısı ise hiç zarf vermemiştir.

Ancak, okul mutemedi, zarf vermeyenlerin yerine de vergi iade zarfı düzenlemiş, eksik verenlerin miktarlarını ise kalemle düzeltme yaparak en üst limite tamamlamıştır.

Tabii olanlardan kimsenin haberi yok... Mutemet bu şekildeki bildirimi, vergi dairesine bildiriyor. Verilen beyana göre vergi iade miktarları mutemedin hesabına yatıyor. Ve mutemet önceden düşündüğü planı ugyulama koyuyor. Vergi iade zarfı vermeyenlere para havale etmiyor. Eksik bildirenlere ise hak ettikleri oranda aktarım yapıyor. Geri kalanı ise hesabına aktarıyor...

Olay nasıl oluyorsa, açığa çıkıyor.Vergi Dairesi vergi iadesi vermeyen öğretmenlere ve eksik bildirimde bulunmasına rağmen zarfın üzerine tam bildirim yapmış gibi gösterilen öğretmenlere vergi cezası ihbarnamesi gönderiyor.

Bu olaylar olurken bir taraftan da öğretmenlerin başvurusu üzerine soruşturma başlıyor. Yıl 2005. Yapılan incelemede öğretmenlerin hesaplarını didik ediliyor. Şu sonuca varılıyor: Sahtecilik yoluyla elde edilen vergi iadesi, öğretmenlerin değil mutemedin hesabına yatırılmış.

Bu esnada görevlendirilen İlköğretim Müfettişi, Okula gelerek öğretmenlerin ifadesine başvuruyor. İlköğretim müfettişi öğretmenlere “Sizlerin suçlu olmadığınızı biliyoruz, mutemet suçunu kabul etmiştir. İdari işlemler gereği bu soruşturmanın yapılması gerekiyor.” diyor.

Öğretmenler, mutemedin yaptığı hatanın idari ve adli yönden düzeltileceği umuduyla rahat hareket ediyor ve sonucu bekliyor. Zaten okul müdürü de, “mutemet suçunu kabul etti, bu olayı eşinize bile anlatmayın” şeklinde telkinde bulunuyor. Olay böylece saklanıyor..

Ama 7 Şubat 2006 günü olanlar oluyor.

Meğerse 2005 yılında Maliye'nin bildirimi sonrasında mutemet aldığı paraların bir kısmını geri yatıyor. Ancak sadece ana paraları yatıyor, cezaları ise yatırmıyor. İşte 7 Şubat 2006'da Osmaniye Gelir Müdürlüğü mağdur öğretmenlere “Vergi Cezası İhbarnamesi” göndererek bu fazileri talep ediyor. Hiçbir şey yapmayan öğretmenler, şoka uğruyor. Öğretmenlerin ruhsal dengeleri bozuluyor, huzursuzluk aile ortamına yansıyor. Okulda eğitim-öğretim performansı bitiyor ve güven ortamı kalmıyor.

Aslında mutemet önceki bildirim üzerine para yatırınca suçunu bir anlamda kabul ediyor ama Maliye nedense öğretmenleri muhatap alıyor.

Şimdi şu soruların cevaplarını kim verecek?

Bu derece önemli ve yüz kızartıcı bir olaya muhatap mutemete ne olmuştur? Görevine nasıl olmuş da devam edebilmiştir?

Hiçbir suçu olmayan öğretmenler, ciddiyetsiz bir soruşturma nedeniyle mağdur hale gelmiştir. Bu soruşturmanın bu şekilde sonuçlanmasından okul müdürlüğünün, il milli eğitim müdürlüğünün ve valiliğin hiç ihmali yok mudur?

Bu derece yüz kızartıcı olayın yaşan bir vakaıyı bile çözmeyen idaricilerimiz hangi saiklerle hala görevlerine devam etmektedir.

Son söz: Bu haber sadece Milli eğitimdeki bir rezalete ilişkin dikkat çekmek amacıyla yapılmış olup ilgilenmek isteyenler için olaya dair bazi bilgilere aşağıda yer verilmiştir.

Olayın olduğu il: osmaniye
Olayın yaşandığı okul: Osmaniye Yediocak İlköğretim Okulu
Olay yılı: 2004-2006

*(Cıncık): Mutemet çevresindeki herkese “Ben işlerimi cıncık gibi yaparım” dediği için maliyedeki memurlar bu olaya “Cıncık Operasyonu” adını koymuşlardır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !