OPERASYONUN TÜRKİYE BÖLÜMÜ..

Büyük Ortadoğu Projesi'nin planlayıcıları, işgale başlamadan önce yani işgale zemin hazırlama sürecinde dünya üzerinde birçok operasyon yaptılar. Bu operasyonların en önemli ayağı da Türkiye'de gerçekleştirildi.   Türkiye'nin muhalefetine rağmen Ortadoğu'da operasyon yapamayacağını bilen Küresel Güç Odakları, Türkiye'de uygun zemin hazırlığına hükumet değişikliği ile "bismikellahümme" dediler. Refahyol Hükumeti döneminde, Afganistan'da iç savaş had safhaya ulaşmıştı; kan ve gözyaşı, baskı, sefalet çekilmez bir haldeydi.   Artık kimin kimle, neden savaştığı sorgulanmıyordu ve herkes birbirine düşmandı, kardeş kanı döküyorlardı. Tam bu günlerde, D 8 ile yeni bir dünyanın dengeleri için ilk adım atıldı. Bu başlangıcın ardından 05/01/1997 yılında İstanbul'da Türkiye'nin girişimiyle İstanbul Toplantısı yapıldı. Bu toplantının amacı, Afganistan iç savaşının taraflarından olan İran ve Pakistan ile Türkiye başkanlığında çözüm arayışına gitmekti. Bu toplantının diğerlerinden farkı, Afganistan'daki iç savaşla direkt ilgili sayılan iki ülkenin, İran ve Pakistan'ın bir araya gelmesidir. Bu toplantıyı düzenleyen Türkiye, belirli bir mesafede, savaşın durdurulmasında yapıcı bir rol oynayabilecek durumda bulunan bir ülke olarak hareket etti. Afganistan'ın üçte ikisine hakim olan Taliban'a Pakistan hem maddî hem de manevî destek veriyordu. İran'ın desteklediği Burhanettin Rabbani ise Kabil'den kaçarak Afganistan'ın kuzeyine yerleşmişti. Bu iç savaşta Türkiye'nin Raşit Dostum'a desteği ise tüm dünyaca biliniyordu.   Türkiye'nin çözüm için İstanbul'da aynı masada bir araya getirdiği bu üç ülke, Afganistan sorununun çözümü için kilit ülkelerdi. Eğer İran ve Pakistan, yandaşlarına yardımı keser ve onları (yani Talibanlarla Rabbani - Dostum güçlerini) bir araya getirip anlaşmaları için ağırlıklarını kullanırlarsa, bu kanlı savaş durabilirdi. Bu toplantıdan, iç savaşın durdurulması için ortak bir bildiri ortaya çıktı. Bu bildirinin hayata geçirilmesi için, insiyatifi başlatan Refahyol Hükumeti(daha doğru bir deyişle Erbakan Hükumeti) hakemlik yöntemine başvurulmasını önerdi.   İran ve Pakistan'ın da benimsediği bu fikre göre, uluslararası üne sahip, tarafsız ve etkin bazı kişiler (5 - 6 kişi) bir "hakem heyeti" sıfatı ile devreye girip, tarafları uzlaştırmaya çalışacaktı. Bu toplantı batı başkentlerinde büyük bir ilgi uyandırdı; ertesi gün tüm batı basını bu konuya yer ayırdı. Öyle ki bu toplantı,  D 8'lerin İstanbul toplantısından daha büyük bir yankı bulmuştu dünya basınında.   Afganistan'da iç savaşın bitirilmesi ve huzurun sağlanması adına yapılan bu hamle başarılı olsaydı, Küresel Güç Odakları'nın Afganistan çekirdeği üzerinden başlattıkları Büyük Ortadoğu Projesi bir hayal olacaktı. Afganistan'da mevzilendirilen Usame Bin Laden'li El Kaide de bu topraklarda olmayacaktı.   Küresel Güç Odakları'nı tedirgin eden İstanbul Toplantısı'nın başrolünde dönemin başbakanı Necmeddin Erbakan vardı. Türkiye'deki hükumet, bu güç odaklarının stratejilerine büyük bir engel teşkil ediyordu.   Tüm İslam Dünyasının üzerinde ittifak ettiği tek liderdi Erbakan. İslam Dünyası kendi içerisinde ikiye bölünmüştü ve bir araya gelme, aynı masada toplanma ihtimali yoktu. Radikal İslamcı iktidarlar karşı tarafı Batı Uşağı kukla yönetimler olarak itham ederken; bu ithama maruz kalan İslam Ülkeleri de radikalleri terörist olarak suçluyorlardı. Bu her iki kesiminde büyük saygı duyduğu tek isim Erbakan'dı. Ancak Erbakan bu tarafları aynı masa etrafında toplayabilirdi. Erbakan'ın bu gücü 1980'lerin sonunda ABD istihbarat raporlarında da yer alıyor ve dünyadaki İslamî Hareketlerin liderleri ve devlet başkanları bir bir sıralanıp, aralarındaki zıtlıklar ifade ediliyordu.   Bu zıtlıklar ifade edilirken şu noktayı da vurguluyorlardı:   Kutuplara ayrılmış ve aralarında  uzlaşma noktası olmayan İslam Ülkelerinin en dikkat çeken yönü, tüm tarafların da Erbakan'a büyük bir saygı duyması.   Büyük Ortadoğu Projesi'ni akamete uğratmaya namzet olan Erbakan'ın bir şekilde iktidardan uzaklaştırılması gerekiyordu ve Türkiye'de iktidarın değişmesi için ilk operasyon yapıldı.   BOP sürecine girilirken, dünyada bir çok operasyon yapan Küresel Güç Odakları, Türkiye'deki ilk operasyonlarını da bu şekilde gerçekleştirdiler.   Tabi Afganistan sorununu çözmek için İstanbul'da toplanan ülkelerin devlet başkanlarından Pakistan Başbakanı Navaz Şerif darbeyle iktidarını kaybederken İran Devlet Başkanı Haşimi Rafsancani de batının manipüle ettiği bir seçimle iktidarı kaybetti.   Büyük Ortadoğu Projesi sürecinde Türkiye engelini aşmak için yapılan diğer operasyonları da  ileriki  yazılarımda  Sizlere bir bir izah edeceğim.   Merak edenler için  bir upucu : Apo'nun Türkiye'ye teslimidir.. O paket niçin bize teslim edildi hangi siyasi Çıkar ve amaçla...?   Dr.H.Ertekin

 

DSS

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !