İÇ TEHDİTLERE KARŞI STRATEJİK KORUNMA

Ali KÜLEBİ

Terör acısını derinden yaşayıp binlerce şehit vermiş ülkemizde Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde de belirtildiği üzere, dış tehditlerin yanı sıra iç tehditler ve terör önemini hala öncelikle korumaktadır. Kamu kuruluşlarının halkımızın esenliği ve selameti açısından bu tehditlere karşı korunması ve bu yönde etkin mekanizmalar geliştirilmesi önemlidir. Günümüzdeki teknolojik gelişmelerin teröristlerce yakından takip edildiği ve kolaylıkla kullanılabileceği bilindiğinden, buna karşı yalnız tehlikelerin, tehditlerin ve zayıf noktaların değerlendirilip önlem alınması yeterli değildir. Teknoloji ve siyasal gelişmelere paralel olarak değerlendirilecek risk kontrolü ve yönetimi, bütün ulusal kurumlarda harekata hazırlık kapasitesinin tamamlanması için önemlidir.

Bu noktada, can alıcı husus, tehdit, zayıf noktaların vurulabilirliği ve elde edilmiş istihbaratın bir bütünlük içinde değerlendirilip riskin saptanması ve buna göre belirlenmiş stratejiler çizgisinde koruyucu önlemlerin alınmasıdır.

TERÖRÜN HEDEFLERİ

Çok acı bir şekilde tecrübe ettiğimiz ve bugünlerde de bölgesel ve küresel aktörlerce yeniden kaşınmaya başlanan terör tehdidi, ulusal güvenliğimizi;

• Öncelikle güvenlik güçlerimize zarar verip, güvensiz bir ortam yaratmayı,
• Hayati alt yapı tesislerimize ve kaynaklarımıza zarar vermeyi,
• Ekonomimizi güçsüzleştirmeyi,
• Ulaşım sistemimize zarar vermeyi,
• Kitlelerin canlarına, mallarına, sağlıklarına kast etmeyi,
• Elektrik, petrol boru hatları gibi tesislere zarar vermeyi,
• Haberleşme ve teknolojik sistemlerimize zarar vermeyi,
• Toplumda genel bir panik ve güvensizlik yaratmayı amaçlayarak tehdit eder.

ÖNLEMLER

Bu hayati sistem ve varlıkları korumakla yükümlü kuruluşların her şeyden evvel, hedef alınabilecek tesis veya varlığı belirlemesi, bunu hedef alacak tehdidin nitelik ve karakterini tayine çalışması, kritik tesis veya varlıkların spesifik tehditlere karşı savunmadaki zayıf noktalarını saptaması, ortaya çıkabilecek tehdidin geçekleşmesi halinde sonuçlarını öngörebilmesi, bu riskleri asgari seviyeye indirebilecek ve tehditleri azaltacak önlemleri ve bunların önceliklerini belirlemesi gerekir.

Bu noktada binlerce kritik tesis, sistem ve varlığın zayıflık önceliklerine göre seçimini yapıp kaynakları ve güçleri bu noktalara yoğunlaştırmak önem kazanır. Özellikle teknolojik ve elektronik sistemlerin risk faktörlerinin yüksek olması ve sanal terör olanaklarının günümüzde giderek artması nedeniyle karşı teknolojik önlemler giderek ve öncelikle önem kazanmaktadır.

Teröre karşı alınacak önlemlerde faydalanılacak kaynaklar, basın ve medyadan elde edilen açık kaynak bilgileri, geçmişte meydana gelen olaylardan kazanılan deneyimler, güvenlik kuvvetleri ve istihbarat kuruluşlarının elde etmiş oldukları veriler, strateji ve terör uzmanlarının değerlendirmeleri, ihbarlar ve terörist gibi düşünülebilen ve buna göre önlem alma çalışmaları yapan ekiplerin çalışmalarıdır. Ciddi bir veri bankası ve elde edilmiş istihbarat ve bilgileri değerlendirebilen analistlerin varlığı bu noktada gereklidir. Teröristlerin geçmişte kullandıkları teknikler, bunları yer ve zaman olarak seçim alışkanlıkları, kullanım sıklığı, kullanılan yöntemlerin zayıf veya güçlü noktaları, bireysel, grup veya intihar eylemcisi kullanma olasılıkları, spesifik uygulama metotları, motivasyon seviyeleri, çevresel koşulların bunları destekleme seviyesi ve etkileri, teknik yetenekleri ve belli kritik malzemeye erişim yöntem ve olanaklarıyla bu malzeme kaynaklarının kökenleri, analiz, değerlendirmede ve karşı mücadelede önemlidir.

Tehdide karşı alınacak önlem, öncelikle, olası hedefin ne ölçüde tehdit altında olduğunu saptar. Bu noktada gelebilecek saldırı çeşitli parametrelerin değişkeninden veya bütününden oluşabilir. Terörist saldırının önceliği, verilen zarardan büyük yankı yaratmaktır. Herhangi bir hedefe saldırmak için elde bir çok metot var ve bu potansiyel hedef zayıf durumdaysa bu teröristler için öncelikli hedef olacaktır. Yine bu noktada geçmişte benzer noktaların kolayca vurulabilmiş olmaları veya aynı zayıflığı göstermeleri veya terörist tehdidin istihbarata açık konumda olması da önemlidir. Alınacak önlemler bu metodoloji çerçevesinde olabilir. 11 Eylül olayları ABD’nin bu konuda bir çok noktada güvenlik önlemlerini almadığını ve zafiyet gösterdiğini kanıtlamıştır. Havadan gelebilecek böyle bir tehdit öncelikle yerdeki istihbarat ve güvenlik önlemleriyle engellenebilecek iken bu olmadığı gibi, birbiri ardına gelen terör saldırıları havada da engellenememiştir.

Bedeli ağır ödenmiş olan bu terör saldırılarına karşı bütün duyarlı ülkeler önlem almışlarsa da, teröristlerin de yeni yöntemler peşinde olabilecekleri göz önünde tutulmalıdır. Özellikle bundan böyle terör eylemcilerinin ve bunları destekleyen grupların bilişim teknolojileri ve Kitle İmha Silahları (KİT) vasıtasıyla deneyebilecekleri saldırıların sonucu bütün insanlık için felaket olabilecektir. Bu nedenle her halde teröristlerin bir adım ilerisinde düşünüp önlem almak önemlidir.

Bu aşamada yapılması gerekenler, öncelikle vurulabilir zayıf noktaların belirlenmesi, bu noktalara hangi olası sistemlerle saldırabileceğinin tahmin edilmesi, buna karşı alınmış, alınabilecek veya bunu geciktirebilecek önlemlerin ve halen vurulabilirliğin ve önlenebilirliğin değerlendirilmesidir.

Terörle yaratılan risk ve bunun tesirleri çeşitli şekillerde önceden görülmeyecek etkilerle ortaya çıkar. Bunlar, ekonomik ve mala karşı, cana, çevreye, milli güvenliğe karşı olabilir ve ayrıca manevi ve sembolik de olabilir. Bu nedenle yapılacak değerlendirmelerin bu etkileri minumuma indirecek önlemlere yönelik olmasını gerekli kılar.

TEHLİKE OLASILIĞININ AZALTILMASI

Bu aşamadaki öncelik, etkin istihbarattan yararlanarak tehdidin önceden yerinde ortadan kaldırılması veya engellenmesi, vurulabilir zayıf noktaların azaltılması, ortaya çıkabilecek zararların minimuma indirilerek önlemler alınmasındadır. İstihbaratın yanı sıra potansiyel hedeflerin yedeklenerek kamu hizmetinin aksamamasının sağlanması veya bu sistemlerin yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması önemlidir. Bu noktalarda çok değişik karşı önlemler uygulamaya konabilir. Mali rasyonellik de önlemlerin uygulanabilirliği açısından önemlidir.

Kurumsal ve tehdide açık kuruluşlar düzeyinde takip edilmesi gereken strateji ve önlemler:

• Tüm kuruluş ünitelerinde birbirini tamamlayan türden yaklaşımlarla güvenlik sağlanması,
• Güvenlik yöntemlerinin güncelleştirilmesi ve gerçek zaman esasına göre izlenmesi ve bunun için kritik bilişim teknolojilerinden, kontrol sistemlerinden yaralanılması,
• Her kuruluş için özel güvenlik sistemleri geliştirip, kendine özgü risk unsurlarını dikkate alarak çalışmalarını olumsuz yönde etkileyebilecek özellikleri gerekli ölçüdeki emniyet kontrolleriyle azaltmak ,
• Potansiyel tehdit ve açıkları öngörebilmek,
• Üçüncü kişi veya kuruluşlardan, daha tarafsız ve duygusallıktan uzak yaklaşımlarla alınacak önlem veya azaltılacak riskler için fikir ve onay almak,
• Üst düzey yönetimin çalışma şekli, kuruluşun tehdit ve riske karşı aldığı önlemleri onaylayıp bunu kuruluşun diğer organlarına aktarması şeklinde olmalıdır.

Bu tür kuruluşlarda zayıf ve riskli güvenlik zafiyetleri ;

• Yeterli ve yerinde güvenlik elemanlarının olmaması,
• Giriş kontrollerinin yetersizliği,
• Bilgisayar programları ile bunların servis hizmetlerinin yetersiz olması,
• Güvenlikli giriş yasağı olan bölgelerde yetkisiz kişilerin bulunabilmesi şeklindedir.

Bütün bu eksiklik ve zafiyetlerin uzman ve tercihen kuruluş dışından sağlanacak kişilerce saptanması ve karşı önlemler alınması gereklidir. Bu tür kişilerin önyargısız, kendilerini tehdidin gelebileceği konuma koyarak önereceği önlemlerle zafiyetin giderilmesi kurumsal düzeyde önlem almak için uygun bir yöntemdir.

SONUÇ

Ülkemizde ve dünyada artan tehditler dikkate alınarak ve bütün sofistike teknolojiler kullanılarak, sınır ötesinden başlayan önlemlerle terör tehdidi engellenmelidir. Bu noktada, diplomatik kanallar kullanılarak terörün yuvalandığı ülkelerin hükümetlerinin insafına ve iyi niyetine güvenmektense, diplomatik yaklaşımların yanı sıra her çeşit yaptırım ve güç kullanma opsiyonunu da dikkate almakta yarar vardır. 21.yüzyılın en büyük problemi olan ve ülkemizi de ciddi boyutlarda tehdit eden teröre karşı alınacak önlemler geleceğimizin, ulusal bütünlüğümüzün ve refah düzeyimizin garantisi olacaktır.
ÖZEL BÜRO

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !