Hollywood Vadisi Operasyonu: II

ABD ve Doğan grubu ortak yapımı olan "psikolojik harekatın" ikinci perdesi sahnelendi. Daha önce Referans gazetesi tarafından gündeme getirilen asparagas bir haber, hiçbir yeni boyutu olmamasına rağmen Hürriyet gazetesinin sütunlarını süsledi. Amaç yine aynı: Türk halkının ABD karşıtlığını kırmak.

İran operasyonu öncesinde Türkiye'deki, ABD karşıtlığını kırmak amacıyla yürütülen psikolojik harekatın ikinci bölümü de yayınlandı. Genelde Doğan Grubu özelde Hürriyet gazetesi ve ABD ortak yapımı olan psikolojik harekatın yeni malzemesi ise, 2004 Haziran'ında gündeme gelen, hem ABD'den hem de Türkiye'den resmi ağızların yaptığı açıklamalarla yalanlanan bir haber oldu.

İMAJ ÇALIŞMALARI BAŞLADI

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ABD imajından sorumlu bürokratı Karen Hughes'ın Türkiye ziyareti, kapalı kapılar ardında yapılan görüşmeler ve ABD'nin yeni Büyükelçisi Ross Wilson'un koltuğuna oturmasıyla başlayan psikolojik hareket hız kazandı. Harekatın birinci adımında Türk halkının PKK hassasiyeti kullanıldı. ABD'nin yeni Büyükelçisi görevine başlar başlamaz PKK'ya karşı işbirliği yapılacağı mesajları verdi. PKK terörünün Kuzey Irak'taki varlığı Kara Kuvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın ABD'deki temaslarında da gündeme geldi. Büyükanıt ABD'den "PKK'nın NATO'nun terör örgütleri listesine girmesine destek vereceğiz" sözünü alarak döndü.

VADİYE DE SIZDILAR

Harekatın ikinci adımında ise Türk halkı tarafından beğenilerek izlenen ve rekorları alt-üst eden bir diziden medet umuldu. Geçtiğimiz yayın döneminde Shov Tv ekranlarını süsleyen dizi bir anda yüksek bir ücretle Doğan grubunun Kanal D'sine transfer oldu. Daha önce dizinin yayından kaldırılması için RTÜK'e başvuran Doğan Grubu, diziyi transfer etmekle kalmadı bir de Pana Film'le imzaladığı anlaşma gereği sinema filmi çekti. Şubat ayında vizyona girecek olan "Kurtlar Vadisi Irak" filminin senaryosu bir anda tüm dikkatleri film üzerinde topladı. Senaryoya göre Kurtlar Vadisi dizisinin karanlık karakteri Polat Alemdar, 4 Temmuz 2003'te Kuzey Irak'ta Türk askerlerinin başına çuval geçiren ABD'li generalin peşine düşer ve Türkiye'nin intikamını alır.

SATILIK GAZETECİ ARANIYOR

Harekatın üçüncü adımı ise batı basının gündemini meşgul etmeyi sürdürüyor. Pentagon kaynaklı haberlere göre ABD yönetimi Ortadoğu'daki Amerikan karşıtlığını kırmak için imaj operas yonu başlattı ve bu iş için tam 400 milyon dolarlık bir bütçe ayırdı. Bütçenin Ortadoğu ülkelerinde yayınlanan gazetelerin ünlü yazarlarını satın almak için kullanılacağı belirtilirken, Pentagon'un yeni psikolojik savaş projesinde görev alanlar, Türkiye ve bölge ülkelerinde ABD'yi sevdirecek, İslam tehdidi, terör gibi konularda resmi tezleri destekleyip kamuoyunu etkileyecekler. Parayla satın alınanan etki ajanları ABD yanlısı haberler yayınlayacaklar, yazılar yazacaklar, bunu yaparken de objektif görünecekler.

ÇUVAL YENİDEN GÜNDEMDE

Harekatın son bölümü ise ABD tarafından satın alınan Türk gazete ve gazetecilerinin kim olduğu tartışmalarının başladığı bir dönemde sahneye konuldu. Daha önce Türk askerinin başına çuval geçiren ABD'li General'e tercümanlık yapan Türkleri gündeme getirerek çuval olayını hafızalarda yeniden canlandıran Hürriyet gazetesi, bu kez Haziran 2004'te yine Doğan Grubu'na ait Referans gazetesinde çıkan ve resmi ağızlardan yalanlanan bir asparagas haberi ısıtıp servise sundu. Saygı Öztürk imzasıyla çıkan haberde çuval olayının intikamının alındığı, Irak sınırının 50 kilometre içerisinde ABD'li bir Albay'ın Türk timleri tarafından yakalanıp çırıl çıplak soyulduğu masalları anlatıldı. Haberin gerçekleri yansıtmadığı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın böyle bir operasyondan haberdar olmadığı ise gazeteniz Yeniçağ'ın manşetinden tüm Türkiye'ye duyuruldu

İran operasyonu için alt yapı hazırlanıyor

Türkiye'nin önde gelen stratejistleri ve akademisyenleri, çuval olayının ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilmesini psikolojik bir harekât olarak niteledi. İşte uzmanların görüşleri:

* Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Nurullah Aydın:


Bu tamamen bir karartma olayıdır. Türkiye üzerinde oynanan oyun Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında yürütülüyor. Türkiye kilit bir ülkedir. Bunun nedeni 1948'de İsrail ve SSCB'nin dağılmasıyla Ermenistan olayından sonra Kuzey Irak, İran'ı da kapsayacak Büyük Kürdistan yapılanması için bu ülkelerin ki buna Suriye de dahil dize getirilmesi gerekir. Bunun için de Amerikan yetkilileri Türkiye'ye gelerek İran ve Suriye üzerinde yürütülecek operasyonların alt yapısını hazırlamak istiyorlar.

TARİHİMİZDE YOK

Bu olayların tekrar gündeme geti rilmesi Türk toplumundaki Amerikan aleyhtarlığının ortaya çıkmasını ve operasyonlar için başlatılan alt yapı pazarlıklarının kamuoyuna yansımasını engellemek amacını taşıyor. Çuval olayı 2 bin yıllık Türk ordu geleneğinde olmayan bir olay. Bunun kamuoyunda meydana getirdiği olumsuzluğun olumluluğa çevrilmesi düşünülürken aynı zamanda Amerikan askeri yığınağı çıkartılan kararnamelerle devam ediyor.

Aynı zamanda Azerbaycan'dan da üs istenmesi düşünüldüğünde, o zaman 80'li yıllarda İran'ın nükleer silahlarını vurmak için İsrail'in Türkiye'den üs istemesine benzer bir plan ortaya çıkıyor. Bunun gözlerden uzak tutulabilmesi için de, bu tür haberler yapılarak bir anlamda gündem saptırılmış oluyor.

Gündemdeki haberler psikolojik harekatın parçası

Prof.Dr.Mahir Kaynak:


"Hürriyet'te yazılanların gerçekle hiç bir ilgisi yoktur. Bu tür haberler Türkiye'de çuval olayı sonrasında yükselen ABD karşıtlığını kırmak ve yok olan ABD sevgisini yeniden inşaa etmek için sahneye konulan psikolojik harekatın bir parçasıdır. Bu tür haberlerin amacı olayları dengelemeye çalışmaktır. Bu suretle de Türkiye'deki Amerikan aleyhtarlığı kırılmak istenmetedir. Türk-Amerikan ilişkilerinin düzeltilmesi için bu tip hikayeler önümüzdeki günlerde de devam edecektir. Buna şaşmamak gerekir. ABD bize jestler yapmaya devam edecektir. Burada bir tamirat yapılıyor. Burada önemli olan yapılan tamiratın Türkiye'nin aleyhine mi yoksa lehine mi olduğudur. Ve düzeltilmek istenen ilişkilerde Türkiye'nin ABD'nin yapmayı düşündüğü harekatlarındaki rolü ne olacaktır. İşte bu noktada net bir tavrın belirlenmesi gerekir. Yapılan tamirat aslında Türkiye'nin geleceği ile de ilgilidir.

Hedef toplumsal soğumayı sağlamak

Doç.Dr.Mustafa Özodaışık:

Çuval olayıyla ilgili olarak gol yedik ve hazmedemedik. İnsanımızı rencide edici bir durumla karşılaştık. Askerimizin başına çuval geçirilmesi Türk varlığını reddetmek anlamına geliyordu ve biz bu tavrı kaldıramadık. Her ne kadar karşı tarafa gol atıp Türk askerinin ve Türk milletinin moralini yükseltmeye çalışanlar varsa da ben bu olayın hafızalardan silineceğini zannetmiyorum. Bunun karşılığının verilmesi gerekirdi. Ve birileri bu karşılığın verildiği imajını doğurmak için bir çabaya girişti. Medya'ya yansıyan ABD'li Albay'ı soyma olayı da toplumsal bir soğumayı doğurmak amacıyla düzenlenen psikolojik bir harekat oldu. Bir nevi toplumun moral değerleri yeniden yükseltildi. Türk halkının özgüveni yeniden yapılandılmaya, buna paralel olarak da Türkiye'de yükselen Amerikan karşıtlığı bir nebze olsun kırılmaya çalışıldı.

Türk mahkuma korkunç işkence!

ABD'nin Guantanamo üssündeki bir Türk esirinin günlerce aç ve susuz bırakıldıktan sonra cinsel tacize uğradığı ortaya çıktı.

ABD'nin Küba'daki Guantanamo üssünde yaklaşık 4 yıldan bu yana tutuklu bulunan terör zanlısı Murat Kurnaz'ın Alman avukatı Bernhard Docke, ''Kurnaz'ın cehennem azabı çektiğini tahmin ediyoruz'' dedi. ''Frankfurter Rundschau'' gazetesi haberinde, Kurnaz'ın avukatlarının hazırladığı protokollerden alıntılara yer verdi. Haberde, Amerikalı avukat Baher Azmi'nin, Kurnaz'ın, Afganistan'ın Kandahar kentindeki Amerikan hava üssünde tutulduğu dönemde, başının sorgulamalar sırasında soğuk suya batırıldığını söylediği belirtildi.

Afganistan dan 2002 yılı başında Guantanamo ya gönderilen Kurnaz ın cinsel açıdan da aşağılandığı belirtilerek, yarı çıplak bir kadının kucağına oturduğu, diğer bir kadının da kendisini arkadan taciz ettiği kaydedildi.

 

DSS

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !