ÇOK YAKINDA İSTANBULA KÜRT MAFYASI HAKİM OLACAK!

Kürt mafyasının yavaş yavaş AMA HERGEÇENGÜN DAHA FAZLA  etkili olmaya başladığı öne sürülüyor.  Kürt mafyası, daha ideolojik bir yapıya sahip. ÖZEL BÜRO’ya göre PKK'yı finanse eden Kürt mafyası. Bu yüzden popüler, ismi Öne çıkmış lider üzerinden yürümüyor işleri. Kürt mafyası denilince, Diyarbakırlılar grubu olarak anılan çetenin etkin olduğu ama vitrinde bir ismin tespit edilemediği belirtiliyor. Veliefendi'deki at yarışlarında da Kürt mafyasının yavaş yavaş etkili olmaya başladığı öne sürülüyor. Şu an cezaevinde bulunan Delibaş Grubu liderinin etrafına söylediği "l mi EN  büyük ben olacağım" yönündeki sözleri kayda değer! Bu arada küçük bir not: Karadenizli Kürşat Yılmaz’ın gözaltına alındığında emniyet koridorlarında siyasi iktidara 'kan kusması', hakaret ve ağır küfürler sarf etmesi, İktidarı Kürt Mafyasına sanki destek verdiği düşüncesi ile  'büyük isyanlarda' olduğuna ilişkin bir ayrıntı! Çünkü "Karadeniz mafyası bitiriliyor" spekülasyonundan etkilendiği söyleniyor!

29 Eylül günü saat 16:00 sıralarında, 'babaların avukatı' olarak bilinen Malay Cebesoy, 5 kursunla öldürüldüğünde, işin adı basında yeni bir 'mafya savası' olarak kondu. Sedat Şahin, Alaattin Çakıcı, Haluk Kırcı, Abdullah Uçmak gibi isimlerin avukatlığını yürüten Atalay Cebesoy'un öldürülmesi, aslında kanlı hesaplaşmanın, organize suç gruplarının kendi arasındaki 'kan davası'nın son halkasıydı. Bu savaş, son bir yılda karşılıklı çekilen silahlarla sürüp gidiyor. Sedat Şahin ile Saral Ailesi arasında süren hesaplaşma, geçen yıl bir haraç mevzuu yüzünden patlamıştı, İki grup arasında çıkan çatışmada Sedat Şahin'in yeğeni, şoförü, önemli adamı Zekeriya Kocaman'ın yaralanıp sakat kalmasıyla 'fitil ateşlendi'. İddiaya göre Hüseyin Saral'ın bu yılın ocak ayında İtalya'da öldürülmesinin arkasında da yine Sedat Şahin vardı. Saral Grubu liderinin öldürülmesi, kalabalık bir aile olan Saralları cifeden çıkardı. Avukat Ccbesoy'un öldürülmesinden bir hafta önce Uğur Mumcu suikastı sanıklarından, Sedat Şahin'in adamı Muzaffer Dağdeviren'in de Saral Grubu tarafından öldürüldüğü öne sürülüyor. Yalnızca iki grup arasındaki intikam savaşından öteye geçmeyen hesaplaşmada, sırada Sarallardan birinin olduğu İddia ediliyor. Trabzon Oflu Sarallar İle Samsun Bafra lı Sedat Şahin arasındaki çatışmanın, aslında bir 'etkinlik' savaşı olduğunun da altını çizmek gerek. Polise göre, çoğunluğu cezaevinde yatan babaların bıraktığı boşluğu doldurma gayreti de var hu savaşta, liir po-lis yetkilisine göre Sedat Şahin: Peker ve Çakıcı'dan bile daha güçlendi. Son bir yılda adını sürekli gündemde tuttu.

Aslında Türkiye'deki organize suç örgütleri, 2000'den bu yana gücünü, etkinliğini ve en önemlisi de 'parasını' kaybediyor. Organize suç örgütü kurmakla suçlanarak cezaevine gönderilen isimler, hep büyük grupların liderleri... Alaattin Çakıcı, Sedat Peker, Kürşat Yılmaz... Organize suç yetkililerine göre, bu büyük grupların elleri kolları bağlandı. Çünkü gruplar, artık deyim yerindeyse 'cepten yiyor'. Yüzlerce adamın geçimi sağlanıyor, masraflar büyüyor, gelir düşüyor. Son dönemde öne çıkan yeni bir unsur, Kürt mafyası gerçeği. Üst düzey bir emniyet yetkilisine göre, Türk mafyasının bıraktığı boşluk. Kürt mafyası tarafından dolduruluyor. Ancak Kürt mafyası da değişik bir özellik gösteriyor. Uyuşturucu trafiğini yönetip, otoparktan haraca tüm mafya alanlarında etkin olmaya başlayan Kürt mafyası, daha ideolojik bir yapıya sahip. Polise göre PKK'yı finanse eden Kürt mafyası. Bu yüzden popüler, ismi Öne çıkmış lider üzerinden yürümüyor işleri. Kürt mafyası denilince, Diyarbakırlılar grubu olarak anılan çetenin etkin olduğu ama vitrinde bir ismin tespit edilemediği belirtiliyor. Veliefen-di'deki at yarışlarında da Kürt mafyasının yavaş yavaş etkili olmaya başladığı öne sürülüyor. Şu an cezaevinde bulunan Delibaş Grubu liderinin etrafına söylediği "l mi büyük ben olacağım" yönündeki sözleri kayda değer! Bu arada küçük bir not: Karadenizli Kürşat Yılmaz’ın gözaltına alındığında emniyet koridorlarında siyasi iktidara 'kan kusması', hakaret ve ağır küfürler sarf etmesi, 'büyük isyanlarda' olduğuna ilişkin bir ayrıntı! Çünkü "Karadeniz mafyası bitiriliyor" spekülasyonundan etkilendiği söyleniyor!

Türkiye'de organize suç örgütleri, aslında bilinen büyük isimlerden ibaret değil! 2000 yılıyla birlikte polisin resmi raporunda da altı çizildiği Üzere, büyük gruplar 'taşeronlar’ kullanmaya başladı. Özellikle İstanbul'da 50'nin üzerinde büyük grup var. Tempo'nun ele geçirdiği, İstanbul'da ilçe ilçe hazırlanan polisin organize suç raporunda o kadar isim var ki, küçük haraç ya da çek-senet çeteleri bunlar. Her birinin kendi içinde ittifakı ya da hesaplaşması söz konusu. Bir grup kimi zaman Peker'ın yanında yer alırken, çıkar çatışması nedeniyle başka bir gruba geçebiliyor. Tempo hukuksal engel gereği yalnızca grup adlarıyla bu isimleri açıklıyor.

ORGANİZE

1) Çek senet tahsilatı en standart yöntemleri. Polise göre çeteler, istihbaratçı elemanları ya da avukatları yoluyla kendilerine intikal eden çek-senet ve elden alacaklar için borçluya 2 veya 3 silahlı kişi gönderiyor. Borçlunun, daha önce tespit ettikleri çocuklarının sayısı, gittikleri okul, eşleri çalışıyorsa eşlerinin İşyerini bildiklerini ima ederek, özellikle eş ve çocuklarını tehdit ediyorlar. Bazı gruplar ise borçluya 2-3 silahlı kişi göndererek genellikle cezaevinde bulunan liderlerini telefonla arayarak "x reisi veriyorum" diye borçluyu liderleriyle görüştürüp, hangi grubun mensubu olduklarını söylüyorlar. Polise göre bu yöntemi en çok kullananlar Süt Grubu, Başak Grubu, Dönmez Grubu, Ergin Grubu, Kara Grubu.

2) Alacak tahsili ya da zengin bir kişiyi kendilerine borçlandırıp parasını almak amacıyla hedeflerindeki ismi ya da birinci derecedeki yakınını silahlı şahıslarca ve çoğunlukla çalıntı ve sahte plakalı arabalarla kaçırıp, kişiye boş senet, çek imzalattırıyor veya ailesinden fidye istiyorlar.

3) Bazı borçlular, devreye organize suç örgütlerini sokarak, alacaklının alacağından vazgeçmesini sağlamaya çalışıyor, özellikle iflas eden işyeri sahiplerinin işyerlerine suç örgütleri elemanları gelip oturuyor ve alacaklıları silah teşhiri veya dövme suretiyle yıldırıyorlar.

4) Orman arazi vasfını kaybeden alanların orman köylüsüne satışının düzenlendiği biliniyor. Bazı emlakçılar organize suç örgütleriyle birlikte öncelikle arazinin orman arazisinden çıkartılmasını sağlayan komisyondan başlayarak, o köyde en az 20 yıldır ikamet eden köylüleri ve Tapu Kadastro görevlilerini tehdit, para verme gibi yöntemlerle yanlarına alıyor, görünüşte yasal olan bu organizasyonlarla rantı çok yüksek arazileri üzerlerine geçiriyor ve fahiş fiyatlarla satıyorlar. Polise göre Köymen, Ak ve Çolak grupları bu konularla ilgili faaliyet yürütüyor.

5) Organize suç örgütleri özellikle kendi örgütlerine mensup olan avukatlar vasıtasıyla miras, şirket ortaklığı gibi hukuki ilişkisi bulunup da sorun yaşayan şahısları bulup ortaklarından birinin hakkını yasal olarak devir alıyor, daha sonra diğer ortağı ya hakkını cüzi bir miktara kendilerine devretmeye ya da kendi haklarını fahiş bir fiyata almaya zorluyor. Polise göre bu tarz tahsilatı en çok Peker vt Yılmaz grupları uyguluyor.

6) İstanbul'da özellikle pazarcılar, ser-visçiler, minibüsçüler odası gibi legal kuruluşları ele geçiren organize suç mensupları, bu iş kollarında çalışanlardan valilikçe yasaklanmasına rağmen aidat adı altında makbuzsuz para topluyor, vermeyenleri işe çıkarmayıp dövüyor ya da silah kullanıyorlar.

7) Ambarlı Kumport Limanı ile Dilova-sı Kumport Lİmanı'nda taşıma kooperatifleri kuran organize suç mensupları, kamyon başına aidat alıyor, vermeyenlere karşı öldürmeye varan zor kullanma eylemine başvuruyorlar. Polis Sedat Şahin grubunun bu konuda en etkili örgüt olduğunu belirtiyor.

8) Grupların, kamu görevlilerini yanlarına almak için uyguladıkları belli başlı yöntemlerse şunlar: Rüşvet vermek, aynı ideolojik görüşü paylaşmak, yapılan işten kâr payı vermek, hemşericilik, örgüt adına açılan işyerlerine gizli ortaklık.

9) Şu an İstanbul'da faaliyet gösteren büyük çıkar amaçlı suç örgütlerinin, klasik örgüt şemasının dışında, eylemlerinde kendilerini belli etmemek için 2000 yılından itibaren taşeron silahlı gruplar kullanmaya başladıkları belirtiliyor. Polis örnek olarak Çakıcı ve Peker grubunu gösteriyor.

10) Şu an İstanbul'da faaliyet gösteren büyük çıkar amaçlı suç örgütlerinin, klasik örgüt şemasının dışında, eylemlerinde kendilerini belli etmemek için 2000 yılından itibaren taşeron silahlı gruplar kullanmaya başladıkları belirtiliyor. Polis örnek olarak Çakıcı ve Peker grubunu gösteriyor.

İŞTE İSTANBUL’DAKİ ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTLERİ

1- Uçmak ve Bora Grubu
2- Cantürk Grubu
3- Çakıcı Grubu
4- Yaka Grubu
5- Kaya Grubu
6- Yıldırım Grubu
7- Korkmaz Grubu
8- Kuleberoglu Grubu
9- Özkaynak Grubu
10- Aydın Grubu
11- Baştuğ-Karakaya Grubu
12- Kara Grubu
13- Saral Grubu
14- Sincan Grubu
15- Süleymanoğulları Grubu
16- Çillioğlu Grubu
17- Kırcı Grubu
18- Heybetli Grubu
19- Malkoç Grubu
20- Başak Grubu
21- Sungur Grubu
22- Güven Grubu
23- Çakar Grubu
24- Yazoğlu Grubu
25- Çelik Grubu
26- Karakaya Grubu
27- Köymen Grubu
28- Sincar Grubu
29- Burcu Grubu
30- Ak Grubu
31- Ergin Grubu
32- Aslanoğlu Grubu
33- Yılmaz Grubu
34- Pazarcılar Grubu
35- Onuk Grubu
36- Çakır Grubu
37- Şahsuvaroğlu Grubu
38- Peker Grubu
39- Şahin Grubu
40- Ertek Grubu
41- Topal Grubu
42- Soylu Grubu
43- Öztel Grubu
44- Cesur Grubu
45- Eşme Grubu
46- Çetinkaya Grubu
47- Kasımlar Grubu
48- Yılmaz Grubu
49- Süt Grubu
50- Selvi Grubu

ÖZEL BÜRO

Yorum Yaz