Burgaz-Aleksandropolis ve Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projel

İstanbul ve Çanakkale Boğazları Rusya’nın petrol ihracında çok büyük öneme sahip. Boğazlardan geçen petrol ve ürünleri yıllık 150 milyon tonu buluyor. Buna sadece Rusya değil, Karadenize komşu diğer ülkelerin yükleri de dahil. Yaklaşık her 55 dakikada bir Boğazlardan tehlikeli yük taşıyan bir tanker geçiyor. Türkiye uzun süreden beri Boğazların bu yükü kaldıramayacağını ve önlem alınması gerektiğini söylüyor. Ancak 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi Türkiye’nin tek başına bu trafiğe sınırlandırma getirmesini engelliyor.

Rusya sadece kendi petrolünü değil, Kazakistan’dan gelen petrolü satabilmek için de alternatif güzergahlar arıyor. Kazakistan 2015’e kadar petrol üretimini üç katına çıkarmak istiyor. Tengiz bölgesinde üretilen petrol günde 267 bin varil.Yani Kazakistan’daki petrol üretiminin %21’i. Bu petroller Tengizchevroil (TCO) ortak yatırımı (ChevronTexaco 50%, ExxonMobil 25%, Kazmunaigaz 20%, LukArco 5%) tarafından çıkartılıyor. Tengiz’den ve Karaçaganak bölgesinden çıkartılan petrol 980 mil uzunluğundaki Hazar Botu Hattı Konsoryiyumu Projesi adı verilen ve Karaçahanak bölgesinden başlayarak Hazar’ın kuzeyinden geçip, Rusya’nın Novorassisk şehri yakınlarında Güney Ozereyevka terminaline gelen hat yoluyla Karadeniz’e taşınıyor. 2001 yılında açılan hattan yıllık ortalama 28 milyon ton petrol pompalanıyor. Geçtiğimiz Ekim ayında Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu ile Kazakistan arasında varılan anlaşmaya göre bu rakam yıllık 67 milyon tona çıkarılcak. Sorun ise bu petrolün hangi yollardan ihraç edileceği.

Kimi zaman hava muhalefeti, kimi zaman ise uzun kuyruklar sonucu, Rus petrolünü taşıyan tankerlerin Karadeniz’de beklemeleri sonucu yükü zamananında yerine ulaştıramadıkları ve cezalı duruma düştükleri de oluyor. Petrol ve ürünleri ihracatını arttırma eğiliminde olan Rusya için alternatif güzergahlar oluşturmak hayati öneme sahip bir konu. Şu an için Rusya Yakıt ve Enerji Bakanlığı’nda Boğazları by-pass eden 12 farklı proje bulunuyor. Ancak bunlardan sadece ikisi uygulamaya en yakın projeler.

Bu iki projeden biri Burgaz-Aleksandropolis Petrol Boru Hattı Projesi. Proje fikri 1994’te ortaya atıldı. Projeye göre Rus petrolü gemilerle Bulgaristan’ın Burgaz limanına getirilecek, oradan inşa edilecek boru hattı yoluyla Yunanistan’ın Ege Denizi’nde bulunan Aleksandropolis linanına pompalanacak. Daha sonra ise gemilerle istenen yere nakledilecek. Böylece Boğazlar by-pass edilmiş olacak.

Söz konusu proje, 280 km’lik bir boru hattının inşası düşünülen projede, 2 adet pompa istasyonu olacak. Burgaz’da inşa edilecek limana 150 bin tonluk gemiler yanaşabilecek ve 450 bin ton kapasiteli depolar olacak. Aleksandropolis’te ise 300 bin tonluk tankerlerin yanaşabileceği bir liman ve 650 bin ton kapasiteli bir depo düşünülüyor. Başlangıçta yıllık 35 milyon ton petrol pompalanması düşünülen hattın kapasitesi ileride 50 milyona çıkarılacak. Tahmini maliyeti ise 783 milyon Euro. Maliyetin %80’i kredi, %20’si ise özkaynaklardan karşılanacak. Yunan hükümeti projenin gerçekleşmesi için karşılıksız 100 milyon Euro hibe edeceğini açıkladı.

Boru hattı, biri AB üyesi diğeri ise aday iki ülkenin topraklarından geçeceği ve bu devletlerin desteğini aldığı için siyasi risklerden uzak görünüyor. Ayrıca arazinin engebeli olmaması inşaatı kolaylaştırıyor.

Diğer alternatif proje ise, Türkiye’nin ısrar ettiği Samsun-Ceyhan projesidir. Bu projenin avantajı Kırıkkale-Ceyhan arasında halen bir hattın mevcut olmasıdır. Hattın kapasitesi yıllık 60 milyon ton olarak planlanmaktadır. Bir diğer avantajı da tek ülkeden geçmesidir. Dez avantajı ise Burgaz-Aleksandropolis projesine göre yeni bir teklif olmasıdır.

Burgaz-Aleksandropolis Projesi İle İlgili Gelişmelerin Kısa Tarihi:

2000 yılında Rusya’nın en büyük petrol şirketlerinden Lukoil’in başkanlığında Yunan ve Bulgar şirketlerinin katılımıyla üçlü bir insiyatif grubu toplanarak projenin hayata geçirilmesi için çalışmalara başlandı. Aralık 2001’de Başkan Putin’in Yunanistan ziyareti sırasında proje ilk defa resmi olarak gündeme getirildi. Aynı zamanda projenin teknik-ekonomik gerekçesi hazırlandı. Buna göre ilk etapte hattın yıllık 15-23 milyon ton petrol pompalaması, daha sonra ise bunun 35 milyon tona çıkarılması planlandı. Şu an ise kapasitenin yıllık 50 milyon ton olacağı konuşuluyor. Hattın uzunluğu ise başlangıçta yaklaşık 300 km. olarak belirlenmişti. Ancak daha sonraki aşamalarda hattın kesin uzunluğunun belirlenmemiş olması problemlere yol açtı. Şu an ise 280 km. olması planlanıyor..

·        2002 baharında Rusya, Bulgaristan ve Yunanistan arasında bir hükümetler arası konsorsiyum kurulması kararlaştırıldı ve tarafların projedeki payları belirlendi.

·        2003 ve 2004 yıllarında yapılan görüşmeler sonucunda hiçbir gelişme yaşanmadı. Problem tarafların ton başına petrolden ne kadar geçiş ücreti alınacağı konusunda anlaşamaması idi.

·        Nisan 2004’de Bulgar hükümeti aldığı bir kararla hattın inşasını milli öncelikli bir proje olarak ilan etti ve potansiyel yatırımcılara her türlü kolaylığı sağlayacağını duyurdu.

·        Kasım 2004’te Rusya, Bulgaristan ve Yunanistan hattın inşası için temel prensipleri içeren bir memorandum imzaladılar.

·        Aralık 2004’te Rusya Devlet Başkanı Putin ile Yunanistan Başbakanı Karamanlis arasında 2005-2006 eylem planını ihtiva eden bir metin üzerinde mutabakata vardılar.

·        Ocak 2005’in başında Rus, Bulgar ve Yunan şirketlerinden oluşan bir insiyatif grubu oluşturuldu ve bu gruba projenin teknik-ekonomik gerekçelerini gösteren raporu tekrar hazırlamaları görevi verildi.

·        Şubat 2005’te grubun başına Rus-İngiliz ortaklığı olan TNK-BP şirketi geçti. Ayrıca boru döşeme ve işletmesi üzerine uzmanlaşan Rus Stroitransgaz ve Rus yatrırım şirketi TİSE gruba dahil oldu. Yunan tarafını Hellenic Petroleum, Latsis Group ve Prometeus Gas, Bulgar tarafını ise Universal Terminal Burgaz adlı şirket temsil ediyordu. Rus tarafının değerlendirmesine göre Boğazlar yerine bu hattın kullanılmasıyla yıllık 1 milyar dolar civarında kar elde edilecekti.

·        9-10 Mart 2005’de toplanan insiyatif grubu projenin teknik-ekonomik gerekçesini ihtiva eden bir raporu onayladı.

·        12 Nisan 2005’de Rus, Bulgar ve Yunan hükümeti temsilcileri geçiş ücretini 1 dolar olarak belirleyen bir memorandum imzaladılar. Bu proje için önemli bir gelişmeydi. Zira, önceki görüşmelerde Yunan hükümeti geçiş ücreti olarak ton başına 20 dolar istemişti. Daha sonra bu rakam önce 5 dolara, sonra da 1 dolara düşürüldü.

·        27-30 Eylül 2005 tarihleri arasında Rus ve Yunan yetkililer Moskova’da bir araya gelerek Burgaz-Andreapolis hattını konuştular.

Projenin en büyük savunucularından biri TNK-BP ortaklığı. TNK-BP Rus-İngiliz ortaklığında Eylül 2003’de kurulmuş bir şirket. Alfa Group, Akses İndastriz ve ve Reveva, Tumeskaya Neftinaya Kampaniya (TNK)’nın %50’sine sahip. Kalan %50 ise İngiliz BP’ye ait. Rusya’nın ikinci büyük petrol şirketi olan TNK-BP, 100 bin çalışana sahip ve Rusya’nın bütün bölgelerinde gaz ve petrol çıkarıyor. Yıllık 75 milyon ton petrol çıkaran şirketin Rusya ve Ukrayna’da 6 rafinerisi ve 2100 benzin istasyonunu var.

Ancak gelinen aşamada hattın geleceği konusunda ciddi endişeler var. Lukoil ve gruba sonradan katılan Transneft adlı Rus petrol taşıma şirketi projenin ekonomik olarak karlı olmadığını açıkladılar. Ayrıca, petrol üreten firmalardan bu hatta petrol vereceklerine dair sözleşme yapılmadı. Bu olmadan hattın yapımına geçilemesine imkansız gözüyle bakılıyor. Mevcut şartlarda maliyet hesapları hattın diğer alternatiflere göre daha ucuz omadığını gösteriyor. Petrol taşıma işiyle uğraşan Rus şirketi Transneft’in temel itiraz noktasını da bu teşkil ediyor. Transneft firmasi alternatif olarak Türkiye üzerinden geçecek bir hat teklif ediyor.

Sonuç:

Eğer Türkiye akılcı bir politika izlerse, Rusya’dan gelerek, Samsun üzerinden Ceyhan’a uzanacak bir boru hattı için Rusya’yı ikna edebilir. Samsun-Ceyhan hattının en yakın alternatifi olarak görünen Burgaz-Aleksandropolis konusunda Rusya içinde tam bir fikir ve karar birliği yok. Son beş yıldır çeşitli çalışmalar yapılmasına rağmen henuz yapım aşamasına gelinemedi. Türkiye hızlı bir projelendirme ve uygun şartlarda hazırlanan bir teklif ile bu projenin önüne geçebilir.

Burada göz ardı edilmemesi gereken bir başka konu da ister Burgaz-Aleksandropolis, ister Samsun-Ceyhan hattı olsun, bu hatlardan akacak petrol Rus petrolü değil, Kazak petrolü olacak. Hazar denizinin statüsünün belirlenememesi sebebiyle, buradan bir boru hattı döşenemediği için, Kazakistan petrolünü Rusya üzerinden satmak zorunda kalmıştır. Dolayısı ile, hangi hat yapılırsa yapılsın, “petrolün borsası ilk yüklendiği yerdir” ilkesine göre enerji kavşağı olacak ülke Türkiye değil, Rusya olacaktır. Türkiye’nin enerji kavşağı olabilmesi için Hazar üzerinden gececek gaz ve petrol boru hatlarının ülkemize gelmesi gerekmektedir. Türkiye Hazar’ın statüsünün belirlenmesi için daha fazla çaba sarfetmelisir. Samsun-Ceyhan güzergahının seçilmesinde Kazakistan’ın rolü büyük olacağından, Kazakistan ile yapılacak görüşmeler büyük önem arzetmektedir.

ÖZEL BÜRO

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !