Amerika’nın Kurtlar Vadisindeki Kuzey Kıbrıs Planları

Ayşe Kocatürk

 

21 Şubat 2006’da ABD’de yayımlanan Nicholas Kralev imzalı haberinde Washington Times gazetesi, ABD’nin Kıbrıslı Türkler ile doğrudan ticareti başlatmaya hazırlandığını yazdı.  Gazete  "ABD, 30 yıl önce Türkiye tarafından işgal edilmesinden bu yana ilk kez Kuzey Kıbrıs ile doğrudan ticareti başlatmaya hazırlanıyor" ifadesini kullandı. Gazete, ABD’nin Rum Yönetiminin yavaş yavaş tanıma olacağı gerekçesiyle karşı çıktığı adımları atmaya hazırlandığını belirtti. Sözkonusu haber Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin’de heyecan uyanmasına vesile olurken Rum tarafının KKTC’Nin tanınması yönündeki korkuların yeniden yaşanmasına yol açtı. Bu konuda Washington Times’e konuşan Washington’un GKRY Büyükelçisi Euripides Evriviadis ise, Kuzey Kıbrıs’taki limanların açılmasının KKTC’yi "fiilen"tanıma anlamına geleceğini savundu.

 

Bu konuda  gazeteye konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi de, “ABD’nin Kuzey Kıbrıs’ın izolasyonunun hafifletilmesini adanın yeniden birleştirilmesinin en iyi yolu olarak gördüğünü” söyledi. Yetkili, "Doğrudan ticari kolaylaştırmak için doğrudan yardım sağlıyoruz. Halen Kuzey ile Güney arasındaki ekonomik farkı oldukça büyüktür. Birleştirmek için bu farklılıkları azaltmak lazım" diye konuştu.

 

İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw’un KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile makamında görüşmesi gibi temasların KKTC’nin meşruluğunu

arttırdığını öne süren büyükelçi, "ABD, Kıbrıs’a Türkiye ile olan stratejik ilişkileri açısından bakıyor" iddiasında bulundu.

 

Buna karşın, Washington Times, Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret etmeyi planlayan bir ABD yetkilisinin Kıbrıslı Türk yetkilileriyile görüşeceğini söylediğine dikkat çekti. Söz konusu yetkili, gazeteye ABD’nin KKTC’yi tanımadığını ve tanımayacağını belirterek "İki ayrı devlet istemiyoruz. Birleşik bir ada istiyoruz. Yaptığımız hiç bir şey yavaş yavaş tanıma olarak değerlendirilmemelidir" dedi.

 

Şimdi ada ile lgili olan bu gelişmeleri değerlendirelim. Şuan güney ile kuzey arasında adada ticareti düzenleyen bir tek yasa ve tüzük yok. Sadece kuzeyden güneye mal akışını kısmi anlamda sağlayan AB konseyinin kabul ettiği Yeşil Hat Tüzüğü var. Tüzük ile sadece kısmi ürünler kuzeyden güneye gönderiliyor, güneyden kuzeye değil..

 

Kuzeyde limanlar, mağusa limanı ya da ercan havalimanı yasaklı olduğu ve buralara lecek uçak ve gemilerin başka ülkelere gittiklerinde suçlu konumda sayıldıklarından dikkate alınınca yeşil hat tüzüğü hiçbir anlam ifade etmiyo. Çünkü sınırlamalar kalkmamıştır.

 

Doğrudan ticaret tüzüğü izolasyonların kaldırılması açısından hem fiilen hem sembolik olarak oldukca önemli. Çünkü bu tüzük ticaretin KKTC üzerinden yapılmasını öngörüyor. Ürünlerin güney yolu ile satılmasını değil.

 

Rumlar doğrudan ticaret tüzüğünün ertelenmesi yönünde görüş içeren raporları vardı. Rumların çekincesi Doğrudan ticaret tüzüğünün kabulü

ile KKTC’nin tanınması yönündeki adımların güç kazanacağı ve Rum yönetiminin “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak görmezden gelineceği endişesinden olduğu belirtiliyor.

 

Amerikalı yetkililer diyorlarki İzolasyonların hafifletilmesi Birleşik Kıbrıs için önemli. Annan planına evet diyen Kırbıs Türkleri daha fazla soyutlanmamalı. Diğer taraftan AB vasıtası ile Rumlar,  Türkiyeye bana uçak ve gemi limanlarını açmazsan, Rum bandıralı gemileri Türkiyeye sokamazsam sana veto uygularım diyor. Hal böyleyken şimidi neden Amerika Kıbrıs Türklerine yardıma soyunan taraf?

 

Kıbrısın stratejik önemi ve yüzıllardır bölge güçlerince ele geçirilmek istenen yer olması bunun en açıklayıcı sebeplerinden. Amerika kıbrısta kuzeyde bir üs elde etmenin koşullarını arıyor. Bu üsler için hedeflenen proje uzun zaman önce başladı. Bu yönde Kıbrıs Türkleri üzerinde bir pskolojik savaş yaratılmaya çalışılıyor.

 

Amerikanın direkt ticaret tüzüğünü gerçekleştireceğim mesajları kıbrıs türklerine umut vaadi niteliğinde. Farkına vardınızmı bilmiyorum ama sözkonusu haber bir ABD yetkilisi ağzından yapılmadı. Sadece Washington Times’da yazan bir köşe sahibi tarafından gerçekleşmiştir. Hal böyleyken bu haberi abartarak Amerika’ya sempati uyanması için pskoojik savaş başlatıldı bile.

 

Özellikle de Kurtlar Vadisi Irak sonrasında Amerikaya karşı oluşan antipati halk arasında oldukca yaygın. Amerika gerçekten Kırbıs Türklerini düşünüyormu? Elbetteki hayır. Kıbrıs’ta çıkarlarını muhafaza etmek için ılıman davranılıyor. Görünen o ki hem Talat hem de AKP hükümeti ABD politikasının güdümünde hareket ediyor. Önümüzdeki süreçte yeni gelişmeler olacağı ortada. Amerika kendi ağzı ile iki devletliliği desteklemediğini zaten belirtiyor...

 

Rum tarafının KKTC’nin tanınma korkularına gelince, olası bir durumda şayet amerika direkt ticareti türk tarafı ile başlatacak olursa, “adada işler iyiye gidiyor, birleşik kıbrıs için çalışılıyor” mesajları yaygınlaşacak. Bu ortamda rum yönetiminin tezleri yani adadaki “Türk askerinin gereksiz varlığı” bu kez Amerika tarafından da dolaylı arka kapılarda desteklenecek. Zaten amerikalılar da adadaki askerin varlığını “işgal” olarak değerlendirmekteler.

 

Biliyorsunuzki ada üzerinde gelişmeleri değerlendirirken şunları hatırlıyoruz; geçtiğimiz haftalarda İngiltere Dışişleri Bakanı Straw’ın KKTC ziyareti boşuna olmamıştır. Amerika’nın doğrudan ticarete Kırbıs Türkleri ile gidebilirz açıklaması da boşuna yapılmamıştır. Türkiye’nin şuan arkası sıvazlanıyor. Amerika’nın şimdiki hedef ülkesi olan İran’a girişin ancak Türkiye’nin müsadesi ile mümkün olabileceği ortada. Buna ikna için her yol denencek. Havucun ucu gözükmeye başladı...Atılacak adımlarda Türk hükümetlerinin izleyeceği tutum oldukca önemli. Ver kurtul diyerek, vatan satarak iktidarda olmaya alışanlar heyecana kapılarak başardık diyebilecekleri sürece giriyoruz. Peki bu gelişmelerin ardından gelecek sopayı düşünen var mı?? Kurtlar Vadisinde 4 Temmuz’da başlarına çuval giydirilen Türk askerine karşı yapılanlar şimdi Kıbrıs’ta Türk askerine karşı yeni bir proje ile CFR’de gündemde.. Kurtlar Vadisi Irak oldukca etkili oldu..Türk Askerinin şanlı ve şerefli tarihi ve gücü ne ağıza alınır ne de bozguna uğratılabilinir. Ne yaparlarsa yapsınlar sonunda kimin Kurt kimin Kuzu olduğunu göreceğiz....

 

Yavruvatandan sevgiler saygılar,

 

22 Şubat 2005

19:33

kizil_ates1@yahoo.com

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !