2 NCI KÖRFEZ SAVASI VE UZAY TEKNOLOJILERI ( 2 )

1nci Uydu Kontrol Taburu

 

Savunma Uydu Iletisim Sistemi (DSCS) CENTCOM Savas Komutanligi, Özel Kuvvetler Komutanligi gibi komutanliklar ve DSCS uydu filosundan yararlanan birliklere ses ve telekonferans seklinde NIPR/SIPR Net baglantisi saglamaktadir. Irak Harekati 1nci Uydu Kontrol (SATCON) taburuna bagli B ve C birimleri adi verilen DSCS’nin iki birincil operasyon merkezleri tarafinda desteklenmistir. Fort Meade de bulunan B birimi 46 terminali ile 17 taktik iletisim görevi desteklenmistir. Landstuhl da bulunan C birimi 96 terminali ile 35 taktik görev desteklenmistir. Bu birimlerin her biri DSCS araci ve network kontrol sistemleri bulunan birçok gemi ile desteklenmistir. Bu görevler savas alanindaki komutanlara birlikleri ile iletisimin kopmasi endiselerini ortadan kaldirmistir. 1 nci SATCON Taburunun destegi olmadan savasan birliklerin veri geçisi, komuta olusturmasi ve ABD ile kontrol baglantilari çok büyük oranda sekteye ugrayacakti.

 

Kara Birlikleri Güç Kontrolünde komutanlar için sicak bölgeden alinacak Görev Sonrasi Raporlari (AARs) büyük önem arz etmektedir. 335 nci Harekat Bölgesi Sinyal Komutanliginda C biriminin elemanlarindan Astsubay Benjamin Singleton düsman atesi ile zarar gören ekipmanin degistirilmesi için Savunma Bilgi Sistemleri Ajansi ile taktik uydu takimi arasinda koordine kurmak için büyük bir çaba sarf etmisti. Problemin tanimlamasindan sonra DISA da dogru insanlarla iletisim kurmus, yetkilendirme saglamis ve uydu gücünün yeniden olusturulmasi bu takima zarar gören ekipmanin yeniden tamiri ve iletisimin hizli sekilde kurularak 3ncü Piyade Bölügünün savasa devam yetenegini saglanmistir. Sonuç olarak DISA Avrupa SATCOM yöneticisi olarak B birimi savas bölgesindeki askerlere defalarca teknik uzmanlik ve aksakliklarin giderilmesi konusunda yardimci olmustur.

 

Iletisimde kullanilan Uydu Sistemleri;

 

Savunma Uydu Iletisim Sistemi (DSCS)[7]

 

DSCS Jeo-senkron yörüngede bulunan yüksek boyutlu, güvenli ses ve veri saglamak için kullanilan askeri bir uydu sitemidir. 2 ve 3 ncü evre sistemler, 1966 yilinda ilk 8 uydunun firlatilmasiyla baslayan IDSCS programinin devamidir. DSCS sistemi son yillarda askeri ve diger devlet kurumlarinin iletisiminde oldukça önemli rol oynamistir.

 

·        DSCS 2 F16 (USA 43) 1989-069A 9/4/89 ESMC Titan 34D GEO - Defense Satellite Communications System

·        DSCS 3 F4 (USA 44) 1989-069B 9/4/89 ESMC Titan 34D GEO - Defense Satellite Communications System

·        DSCS 3 F7 (USA 93) 1993-046A 7/19/93 ESMC Atlas 2 GEO 2615 - Defense Satellite Communications System

·        DSCS 3 F8 (USA 97) 1993-074A 11/28/93 ESMC Atlas 2 GEO 2615 - Defense Satellite Communications System

·        DSCS 3 F9 (USA 113) 1995-038A 7/31/95 ESMC Atlas 2A GEO 2610 - Defense Satellite Communications System

 

Tablo 2. En son firlatilan DSCS uydulari

 

DSCS 2 sisteminde yer alan uydular 500 MHz banda genisliginde 2 adet X-bandinda yayin yapan transponder’a sahiptir. 1300 ses kanali veya 100 Mbps veri aktarim kapasitesine sahiptir.

 

DSCS 3 sisteminde yer alan uydular 6 SHF kanalina sahiptir. Tüm yeryüzünü, kisitli kaplama imkanina sahiptir. 3 alici ve 5 verici antenine sahiptir.5

 

Milstar Uydu Iletisim Sistemi [8]

 

Milstar, yüksek öncelikli askeri kullanicilar için savas zamani en önemli ihtiyaçlarin saglanmasi için gizli, dünya çapinda karistirmadan etkilenmeyen bir iletisim saglamak amaciyla olusturulmus uydu iletisim sistem servisidir. Çoklu uydu sitemi komuta merkezleri ile gemiler, denizaltilar, uçaklar ve yer istasyonlari gibi çok çesitli kaynaklar arasinda baglanti saglar.

 

Milstar günümüzün en gelismis askeri uydu iletisim sistemlerinden biridir. Milstar uydu sistemi Jeo-senkron yörüngede yer alan 5 uyduyu içermektedir. Milstar terminalleri kriptolanmis ses, veri, telem ve faks iletisimi saglar. Milstar’in ana amaci kara, deniz ve hava kuvvetleri Milstar terminal kullanicilari arasinda iletisimi saglamaktir.

 

Milstar sistemi için mobil ve sabit yer istasyonlarinin cografi yayilimi operasyonel komuta ve kontrolün sürdürülebilirligini saglar.

 

4 http://samadhi.jpl.nasa.gov/msl/QuickLooks/dscs2QL.html

5 http://samadhi.jpl.nasa.gov/msl/QuickLooks/dscs3QL.html

 

METEOROLOJI[9]

 

Savunma Meteoroloji Uydu Programi ABD askeri operasyonlari için 40 yildir hava durumu verisi toplamaktadir.

 

Iki tane DMSP uydusu yaklasik 458 NM yükseklikte polar yörüngede bulunmaktadir. DMSP üzerindeki birincil hava durum sensörü 1600 NM genisliginde bir alanda bulut örtüsünün görünür ve infrared görüntüsünü saglayan Operasyonel Linescan Sistemidir. Tüm uydu sensörleri atmosferin düsey düzlemde nem ve sicakligini ölçer. Askeri hava tahmincileri hava sistemlerinin gelisimini takip edebilir ve firtinalar ve tayfunlar da dahil olmak üzere gözlenen bölgeye giren hava sistemlerini izleyebilirler.

 

DMSP uydulari iyonosferin Balistik füze erken uyari radar sistemi ve uzun mesafe iletisimi üzerindeki etkisini degerlendirmek için bölgesel yüklü parçaciklari ve elektromanyetik alanlari ölçer. Sonuçta bu veriler global manyetik aktivitelerin izlenmesi ve uzay ortaminin uydu operasyonlarina etkisinin tahmin edilmesinde kullanilir.

 

Üç bölgede bulunan takip istasyonu DMSP verilerini alir ve bunlari elektronik olarak Hava Kuvvetleri Hava Durumu Birimine gönderir. Taktik birimler özel araçlarla uydulardan dogrudan bilgi alabilirler.

 

Mayis 1994’te Baskan, Savunma ve Ticaret Bakanliklarina ayri bir Polar Yörüngeli hava durumu uydu programi olusturmalari direktifi verdi. Üç birimden olusan (DOD, DOC ve NASA) bir olusum meydana getirildi. Bu üç birim tek, ulusal bir çevresel uydu sistemi için çalismaya basladi.

 

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Idaresi’nin Uydu Operasyonlari Ofisi tüm DMSP ve Ticaret Bakanligi’nin Operasyonel Çevresel Uydularina komuta, kontrol ve iletisim saglar. DMSP savas halinde sürekli öncelikli çevresel gözlem verileri saglar.

 

Uzay operasyonlari yöneticisi general Franklin J.”Judd” Blaisdell bu uydulardan elde edilen verilerin önemini anlatirken ”Herhangi bir bölgede hava sartlarini bilmeden çatismayi fazla sürdüremezsiniz” ifadesini kullanmis ve “ Kara Kuvvetleri için tanklarin bataga saplanmamasi için nem ve topragin durumunun bilinmesi, Deniz Kuvvetleri için rüzgarin ve denizin durumunun bilinmesi ve Hava Kuvvetleri için firtina durumunun bilinmesi gerekir”demistir.

 

Irak Harekati sirasinda özellikle kum firtinalarinin takibi, sicakliga göre kara birliklerinin lojistik ihtiyaçlarinin belirlenmesi ve temini konularinda uydulardan faydalanilmistir.

 

GPS

 

GPS uzay konuslu her hava sartinda kullanilabilir, karistirmaya karsi dirençli, sürekli faal bir konum belirleme sistemidir. Bu sistem askeri, sivil ve ticari kullanicilara dünya çapinda, sürekli, üç boyutlu, genel koordinat sistemlerinde pozisyon verisi saglamaktadir.

 

GPS programi 1973’te basladi. Ilk test sinyali Haziran 1977’de Seyrüsefer Test Uydusu 2’den alindi. Ana plan sistemin test edilmesi ve kurulmasi için Blok 1 uydularinin firlatilmasi daha sonra da Blok 2 uydulari il sistemin tamamiyla faaliyete geçirilmesi idi. Bu arada Blok 1 uydulari gelistirilecek, kontrol ve kullanici parçalari yapilacakti. GPS 1993 tamamiyla kullanilir duruma gelmistir.

 

GPS 3 ana bölüm içerir.

 

·        Uzay bölümü

·        Kontrol bölümü

·        Kullanici bölümü

 

Uzay segmenti 24 uydudan olusur. Her birinde 4 uydu olmak üzere 6 dairesel yörünge düzlemi mevcuttur. 10900 NM yükseklikte 55 derece egim açisina sahiptirler. Egim açisi ve yükseklik ile global kaplama saglanmistir.10

 

http://www.space.com/news/military_space_030319.html paragraf 12

http://www.af.mil/factsheets/factsheet.asp?fsID=119

 

·        Özel Kuvvetler düsman hattini arkasina indiklerinde kendilerinin ve düsmanin pozisyonunu belirlemede GPS’ ten yararlanirlar. Kesin konum bilgisi birligin bölgeden çikarilmasina veya desteklenmesine yardimci olur.

·        Tank ve ya diger zirhli araçlar tam pozisyonlarini, hareket yönlerini ve hizlarini ögrenmek için antenler kullanirlar.

·        Lojistik üniteler uzun mesafelerde kesin konum bilgisi için kullanirlar böylece destek saglama daha hizli gerçeklesir.

 

GPS Amerikan Kuvvetleri tarafindan 1980 lerin sonunda Basra Körfezinde tanker krizinde ve ABD’nin 1989’da Panama’ya müdahalesi sirasinda kullanilmasina ragmen askeri etkinligi Birinci Körfez Savasi sirasinda ortaya çikti.GPS güdümlü bombalarin hedeflerinin belirlenmesinde, piyade ve zirhli birliklerin sonsuz çölde konumlarini belirlemelerinde, topçularin hassas atis yapabilmeleri için kullanildi.

 

Tam Operasyonel olmamasina ragmen GPS oldukça basarili oldu. Kriz patlak verdiginde sadece 14 uydu yörüngedeydi. Daha sonra iki uydu daha gönderilerek savas basladiginda sistem 16 uyduya sahipti. Bu askeri birliklere sürekli 2 boyutlu pozisyon bilgisi saglamada yeterliydi fakat 3 boyutlu pozisyon belirlemede kesintiler oluyordu.

 

GPS güdümü her hava sartinda gece veya gündüz hedeflere sürekli taarruz imkani saglar.GPS güdümlü silahlar Bosna ve Afganistan’da yapilan harekatlarda da kullanilmistir. Normalde, hedefler silahin ateslendigi uçak veya platform tarafindan radar veya diger sensörlerle tespit edilebilir, daha sonra silaha infrared veya kablo baglantisi ile yüklenir. Daha sonra silah ateslenir ve operatörün müdahalesi olmaksizin hedefe yönelir. Bir GPS güdümlü sistem diger tip silah güdüm sistemlerinden çok daha ucuzdur, yine de hedefin tam yerinin tespitinde silahin tam dogrulugunu saglamak için optik veya infrared kamera gibi sistemler kullanilabilir.

 

ABD ordusu GPS ile ilgili baska yöntemlerde kullanmaktadir. Örnegin kargo parasütü ile çalisan ve yüksek irtifadan kargo uçagi ile atilan bomba GPS alicisi ile güdümlenerek hedef bölgeye dogru uçar, böylece hava savunma bölgesinin disindan uçma imkani saglar.

 

Irak savasinda Kara Kuvvetlerinde 100.000’den fazla Hassas Hafif GPS Alicisi (PLGRs) bulunuyordu ve 9 kisilik bir time en az bir tane düsüyordu. Deniz Kuvvetleri kabaca bir müfrezeye bir tane düsecek sayida üniteye sahipti. Buna ragmen Deniz Kuvvetleri kendi sivil GPS ünitelerine sahipti.

 

UZAKTAN ALGILAMA

 

Harita [12]

 

Er Jessica Jynch’in kurtarilisi esnasinda Amerikan özel birlikleri adi Muhammed olarak açiklanan Irakli bir avukatin çizdigi krokiyi kullanmislar ve Er Jessica’yi bulacaklari yeri tam olarak tespit etmislerdir. Elde edilen bilgiler sayesinde operasyon baslatilmis ve kurtarma operasyonu gerçeklestirilmistir.

 

Irak’taki gibi pek çok savasta bu tür bilgilerle basarili operasyonlar gerçeklestirilmistir fakat bu harekatlar uygun bir uzaysal istihbaratla desteklenmistir. Irak’i Özgürlestirme Harekati sirasinda Yer-temelli istihbaratin bir çok formu kullanildi.(Muhammed'in haritasi gibi çok temel olanlar). Sahneye yayilma sirasinda kullanildi (Silah hedef konumlama veya araçlarin bir nehri geçerken yönlendirilmesi gibi).

 

Sistemin karmasikligina ragmen, kaynak veya kullanim olarak uzaysal bilgiler Irak savasindan ayni anda bir çok yerde kullanima geçirilebildi. Savunma Bakanligi harekat destek ajansi ABD Silahli Kuvvetleri için ulusal karar alma ve operasyon destegi için yer-uzamsal istihbarat üretmekle görevlendirildi, NIMA Irak’ta uzamsal bilgiler çerçevesinde çesitli çalismalar gerçeklestirdi. “Yer-uzamsal istihbaratin degeri bu harekatla çok daha iyi anlasildi” ifadesini kullanan NIMA sözcüsü Dave Burpee bu sistemin kaynaga bakmaksizin belli bir çalisma çerçevesinde çoklu bilgi katmanlarinin tüm

ayrintilarini ortaya koydugunu belirtmistir.

 

Bu kapsamda Ikonos ticari uydusundan alinan görüntüler Pentagon tarafindan bölgesel ihtiyaçlar daha hizli destek saglamak için kullanilmistir. Özellikle bu görüntüler hava savunma ve Patriot bataryalarinin dogru yerlere yerlestirilmesinde ve Özel kuvvetlerin Kuzey Irak ta gerçeklestirecekleri operasyonlarda görev planlamasi ve Irak-Iran sinir bölgesinin belirlenmesinde kullanilmistir.

 

Uydu Görüntülerinin Kullanilmasi

 

Ticari uydu görüntüleri televizyon ekranlarinda görünmeye ve gazete ve dergilerde boy göstermeye basladi. Irak ve komsularinin üç boyutlu görüntüleri savasin cografi anlatimlarla daha iyi anlasilmasina yardimci oluyordu.

 

MILITARY APPLICATION / GPS JAMMING[11]

 

ABC televizyonu DigitalGlobe görüntülerinden faydalanarak savasla ilgili olarak kendi üç boyutlu modelini olusturdu. Bu modeli sürekli güncelledi. Bu 3 boyutlu veritabani ABC muhabirlerinin savas zamani senaryolarini anlatabilmeleri için uçaklar, kara araçlari, gemiler ve piyadeler de içermekteydi. ABC yönetimi bu veri tabanini Pentagon ve diger kaynaklardan alinan bilgilerle desteklemekteydiler.

 

Kesif

 

ABD 30 yil boyunca Sovyetlerin stratejik kapasiteleri hakkinda bilgi almada uydulardan elde ettigi fotografik verilere güvendi. Bu bilgi Amerika’nin silahlanma konusunda, nükleer hedefleri belirlemede ve silahlarin kontrolünde anahtar rol oynamistir.1960 ve 1970 lerde uydulardan elde edilen bilgiler baris zamani kullanimi için toplandi. Körfez savasi bu sistemlerin savas zamani rolünü belirledi. DoD Istihbarat iletisim yapi agi projesi teknik yöneticisi Ronald Elliot’a göre “devrim niteligindeki teknikler ordunun her kademesinde ani degisen istihbarat sistem yeteneklerinin bilgi elde etmedeki resmini ortaya koymada kullaniliyor”. Bu yayilim gelecekte, askeri operasyonlarda istihbarati görüntülerinin kullaniminin tarihsel gelisiminden çok daha farkli olacaktir. Çesitli gelismis optik ve elektromanyetik sensörler Irak güçlerini sürekli izlemis ve bu gözlemleri fotografik veya diger sekillerde çöldeki veya diger bölgelerdeki askeri karargahlara iletmislerdir. Bu resimsel bilgiler en alt kademeye kadar ordunun tüm birimlerine dagitilmistir. Bu seviye ve genislikteki bir dagitim daha önce hiç yapilmamisti. Daha önceki harekatlarda yalnizca grafiksel bilgiler sadece ulusal komuta karargahlarina ve seçilmis özel komuta merkezlerine verilirdi.

 

ABD ordusu ikinci Körfez Harekatindan önce askeri kesif uydulari KH-7, KH-9 gibi optik uydulardan faydalandigi gibi Lacross gibi radar sensörlü uydulardan da faydalanmistir. Bu askeri uydulardan ne ölçüde faydalanabildigi ilk körfez harekati sirasinda göz önüne serilmistir. Sekil 2 de bu uydulardan birinin kaplama alani görülmektedir.

 

KH-11’in Kaplamasi

 

ABD uydulardan kesif amaciyla daha savas baslamadan yararlanmaya baslamistir. Savas baslamadan önce Subat 2003’te ABD Disisleri Bakani Colin Powell BM’lerde verdigi brifingde Irak’in yarattigi tehlike konusuna deginmis ve sözlerini desteklemek amaciyla brifinginde uydulardan alinan görüntülerden ve ses kayitlarindan faydalanmistir. Colin Powell  (http://www.fas.org/spp/military/docops/operate/ds/images.htm) bu gerçegi brifinginde su sözlerle belirtmistir “Size sunacagim materyaller çok çesitli kaynaklardan gelmistir. Bazilari uydulardan alinan fotograflar ve telefon konusmalari gibi teknik kaynaklar. Diger kaynaklarda Saddam’in gerçekte ne yaptigini dünyaya anlatmak için yasamlarini riske atan insanlardir.”14

Resim 5 ve 6 da bu görüntüler görülmektedir.

 

Koalisyon güçleri uydu görüntülerinden harekat esnasinda da faydalanmislardir. Operasyon düzenlenecek bölgenin güncel görüntüleri önceden alinarak planlamada kullanilmistir. Ayrica taarruz yapilan bölgenin saldiri öncesi ve sonrasi görüntüleri karsilastirilmak suretiyle saldirinin basarisinin degerlendirilmesi mümkün olmustur.

 

SONUÇ

 

Ünlü bir fizikçi “3 ncü dünya savasinin nasil olacagini bilmiyorum ama 4 ncü dünya savasinin oklar ve mizraklarla olacagindan eminim” demektedir. Aslinda 1 nci ve 2nci körfez savaslari bize 3 ncü bir dünya savasini sadece dünyamiz sinirlarinda kalmayacagini göstermistir.

 

http://www.globalsecurity.org/wmd/library/news/iraq/2003/iraq-030205-powell-un-17300pf.htm

http://www.unitedforpeace.org/

 

Özellikle 2 nci Körfez Harekati Teknoloji yogun savaslarin en önemli örnegini olusturmustur. Simdiye kadar bilinen tüm yöntemlerin disina çikilmis ve can kaybi minimumda tutulurken silahlarin vurus yüzdeleri arttirilmistir.

 

Aslinda bu savasta yasananlar bize gelecekteki olabilecek bu tip harekatlarin karakteristikleri hakkindan bilgiler sunmustur. Artik bombalar akilli olarak adlandirilmaya baslanmis ve vuracaklari hedefler önceden belirlenmeye baslanmistir. Birlikler konumlarini belirlerken haritalarla birlikte seyrüsefer sistemlerine de basvurmaya baslamislardir. Harekat düzenlenecek bölgenin görüntüsü herhangi bir kisida bagli kalinmaksizin alinabilmekte ve en uçtaki birlige dahi iletilebilmektedir. Hatta ticari uydular vasitasiyla savasi televizyonlarimizdan canli olarak seyredebilmekteyiz.

 

Bu gelisen teknolojiye karsi dogal olarak yeni karsi koyma teknikleri de gelismekte ve savaslar sadece silahlarin degil teknolojilerinde çatistigi bir konuma gitmektedir. Örnegin bu harekat sirasinda Koalisyon güçleri GPS’ ten yogun olarak faydalanmis buna karsilik Irak’in da GPS karistirici sistemlerden faydalandigi degerlendirmesi yapilmistir. Tüm bunlari isiginda gelecegin savaslari hakkinda yapilacak yorum tek bir cümle ile ifade edilebilir.

 

“Gelecegin savaslari insan yogun degil teknoloji yogun olacaktir ve bu teknolojilerin ana kullanim alani uzay olacaktir.”

 

KAYNAKÇA

1-http://www.historyguy.com/GulfWar2.html

2-www.globalsecurity.org/military/library/report/ 2003/uscentaf_oif_report_30apr2003.pdf

3-www.rand.org/publications/MR/MR1528/MR1528.pdf

4-www.airpower.maxwell.af.mil/airchronicles/cc/shaw.html

5-www.basicint.org/nuclear/NMD/dw.pdf

6-www.globalsecurity.org/space/library/ report/2003/bernstein_mccullough.htm

7-http://samadhi.jpl.nasa.gov/msl/Programs/dscs.html

8-http://www.af.mil/factsheets/factsheet.asp?fsID=118

9-http://www.af.mil/factsheets/factsheet.asp?fsID=94

10-http://www.fas.org/spp/military/docops/army/ref_text/chap07c.htm

11-http://www.vectorsite.net/ttgps.html

12-http://www.geospatial-online.com/geospatialsolutions/

13-http://www.fas.org/spp/military/docops/operate/ds/images.htm

 

ÖZEL BÜRO

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !