2 NCI KÖRFEZ SAVASI VE UZAY TEKNOLOJILERI ( 1 )

Hayrettin KÖKEN

Hv.Isth.Ütgm

Yüksek Lisans Ögrencisi

 

H.H.O Havacilik ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü

 

GIRIS [1]

 

1990’in son aylarinda Irak’in Kuveyt’i isgali ile baslayan ve BM çatisi altinda basta ABD'nin bulundugu koalisyon güçlerinin müdahalesi ile Subat 1991 de sona eren 1 nci Körfez Harekati 21 nci yy. savaslarinin nasil olacagina dair ilk isaretleri vermisti. Koalisyon güçleri bu savas esnasinda teknoloji yogun bir harekat yürütmüs ve özellikle Hava gücünün günümüz savaslarindaki önemini en belirgin sekilde ortaya koymustur. Hava gücünün önemi bu harekata kadar bir çok platformda ortaya konmusken bu harekatla tüm dünyanin gözünün önüne serilmis oldu.

 

Birinci Körfez harekatindan sonra geçen 12 yillik süre bölgedeki sorunlarin çözümüne hiç bir katki saglamazken 11 Eylül saldirilarindan sonra Irak, ABD’nin ortaya koydugu Teröre karsi tüm dünyada mücadele tezinin baslica hedef noktalarindan biri olmustur.

 

Amerika’da gerçeklestirilen 11 Eylül terör saldirilarini takiben baskan Bush’un Irak ve El-Kaide arasinda bir baglanti oldugunu ima etmistir. Irak’in sahip oldugu kitle imha silahlarinin teröristlerin eline geçmesi ihtimali, ABD’nin Irak’in silahsizlandirilmasi konusundaki israrlarini arttirmasina yol açarken, BM güvenlik konseyinin bastaki destegiyle ABD bölgedeki askeri varligini arttirarak Irak’i silah denetçilerinin geri dönüsü konusunda zorlamaya basladi. 2003 yilinin baslarinda ABD ve Ingiltere hükümetleri Irak’i silah denetçileri ile tam isbirligi yapmamakla suçladi.

 

17 Mart 2003 tarihinde baskan Bush bir ültimatom yayinlayarak 48 saat içinde Saddam ve ogullarinin ülkeden ayrilmalarini yoksa askeri harekata baslanacagini belirtti. Saddam Hüseyin’in red cevabi vermesiyle savas baslamis oldu.

 

19 Mart 2003 sabahi Amerikan uçaklarinin ve füzelerinin Bagdat çevresindeki önceden belirlenmis hedeflere taarruzu ile savas baslamis oldu. 13 Nisanda Saddam Hüseyin’in dogdugu sehir olan Tikrit’in düsmesiyle yogun savasin bittigi degerlendirmesi yapilmaya baslandi ve 1 Mayis 2003 tarihinde Baskan Bush tarafindan fiili savasin bittigi açiklamasi yapildi. Bu tarihten günümüze kadar Irak’ta çatismalar küçük gerilla savaslari seklinde devam etmektedir.

 

Mart 2003 te Amerikan ve Ingiliz kuvvetlerinin baslattigi savas “2 nci Körfez Savasi” veya “2 nci Irak savasi” olarak adlandirilmaktadir. ABD hükümeti ise bu savasi “Irak’in Özgürlügü Operasyonu” olarak adlandirmaktadir. Ne isim verilirse verilisin bu savas 21 nci yüzyilin ilk büyük savasidir. Bu savas terörle mücadele kapsaminda degerlendirilirken diger yandan kendi dogrulari açisindan farkli yönlerde degerlendirilebilir.

 

KOALISYON GÜÇLERININ ASKERI GÜCÜ

Koalisyon Güçleri [2]

 

ABD’nin bu harekatta kullandigi personel tüm silahli kuvvetlerinin aktif olan personelinin %30’unu olusturmaktadir ve diger ülkeler birlesik operasyonu desteklemek için personel göndermislerdir.

 

**Toplam Personel Sayisi: 466,985

*Amerikan Hava Kuvvetleri: 54,955

-Yedekler: 2,084

-Ulusal Muhafizlar: 7,207

*Amerikan Deniz Piyadeleri: 74,405

-Yedekler: 9,501

*Amerikan Deniz Kuvvetleri: 61,296 (681 sahil güvenlik personeli)

-Yedekler: 2,056

*Amerikan Kara Kuvvetleri: 233,342

-Yedekler: 10,683

-Ulusal Muhafizlar: 8,866

*Koalisyon: 42,987

-Ingiltere: 40,906

-Avustralya: 2,050

-Kanada: 31

 

Koalisyon Hava Gücü

Toplam Uçak: 1801

Amerikan Hava Kuvvetleri: 863

Amerikan Deniz Kuvvetleri (USMC): 372

Amerikan Deniz Kuvvetleri (USN): 408

Amerikan Kara Kuvvetleri: 20

Kanada Hava Kuvvetleri: 3

Avustralya Hava Kuvvetleri: 22

Ingiltere Hava Kuvvetleri:103

Grafik 1. Koalisyon Güçleri Uçak Dagilimi

 

Irak:

 

Tablo 1. Harekat Öncesi Irak’in Silah Gücü1

 

Bu savasta Irak’tan gelebilecek öncelikli hava tahdidi erken ihbar radarlari ile müsterek çalisan birlestirilmis hava savunma sistemi, gözcüler, yerden havaya füzeler ve taarruz uçaklari idi. Yerden havaya hava tehdidin orta irtifadan yüksek irtifaya oldugu

 

1 The Persian Gulf in the Coming Decade: Trends, Threats and Opportunities sf 68 [3] degerlendirilirken, Irak hava gücünün operasyonel yetenegi çok düsüktü. Öncelikle ilgilenilecek konu Bagdat çevresindeki stratejik SAM’lar ve çok sayidaki yeri belli olmayan taktik SAM’lar ve Uçaksavarlardi. [2]

 

DÜSMAN HAREKETLERI

 

1224 Uçaksavar olayi (MISREP verileri)

1660 SAM/Roket atesi (MISREP verileri)

436 SAM yayini (MISREP verileri)

19 SSM atesi

 

TARIHTE UZAY GÜCÜ2

 

Uzay gücünün tarihte ilk olarak etkinligini 1944 yilinda Almanlari Hollanda’da Ingilizlere karsi geri çekilmeye baslamasi ile görebiliyoruz. General Patton daha erken Almanya içlerine girebilseydi, Ruslarin Berlin’e girmesini engelleyerek savas sonrasi ortamin daha degisik olmasini saglayabilirdi.

 

Almanlarin V-2 programi Sovyetler Birliginin savas sonrasi teknolojisinin gelisiminde önemli rol oynadi. SSCB bu konuda Bati dünyasindan geri kalmayarak uzaya ilk uydu gönderme konusunda öne çikmak istiyordu. 4 Ekim 1957 yilinda Sovyetler Birligi Sputnik ‘i uzaya göndererek bunu basardilar.

 

Bu basarinin SSCB için istenmeyen sonuçlar yarattigi degerlendirmesi de yapilmaktadir. Bu degerlendirmenin en temel göstergesi olarakta Sovyetlerin bu basarisinin Amerikan Uzay programina ivme kattigi belirtilmektedir.

 

Sputnik ile ortaya çikan diger bir tartisma konusuda egemenlik haklari olmustur. Uydunu yörüngesinin yeryüzüne izdüsümündeki ülkelerin bu konuyla ilgili tasarrufu ne olacakti? Bir de o tarihte tamamen iki ayri blok haline gelmis dünyada bu büyük bir tartisma konusu idi. Sputnik in basarisi sadece ideolojik anlamda degil teknolojinin ulastigi nokta açisindan da derin etkiler yaratmistir. Bati yarim kürede Kuzey Amerikanin Dogrudan saldiriya ugrama ihtimalinin belirmis oldu. Böylece Amerika'nin Okyanus ötesi güvenlik stratejisi yeniden gözden geçirmesi gerekliligi ortaya çikmis oldu.

 

Amerikan atom silah teknolojisi ve Alman roket teknolojisinin bir araya gelmesiyle 20 nci yy. in tartisilan ilk etkili silahi ortaya çikti Kitalararasi Balistik Füze (ICBM) ICBM’ler ilk askeri uzay sistemleridir.ICBM teknolojisi uzay tasimasi ile ilgili mühendislik çalismalari ile dogrudan iliskilidir. Gerçekte Apollo füzeleri Amerika’nin ICBM platformu olarak gelistirdigi atesleme araçlari idi.

 

ICBM ler stratejik savasin yapisi içine girdi ve Douhet’in önlenemez hava bombardiman teorisinin daha iyi anlasilmasini sagladi. ICBM ler dünyani herhangi bir noktasina önlenemeyecek sekilde büyük bir güçle saldirabiliyordu. Sovyetler Birligi’nde yeni stratejik Roket Gücü Sovyet Silahli Kuvvetlerinin en elit birligi olmustu. ICBM’lerin gelisimiyle Diger bir soru olan Nükleer gücün kullanilmasi konusu ortaya çikti. Adi geçen bu güç nasil kullanilacakti daha dogrusu kullanilacak miydi. Ilk kullanan adini 2 The Influence of Space Power upon History (1944-1998) by Captain John Shaw[4] telaffuzu dünya siyasetinin bu konuya odaklanmasini sagladi. Soguk savas boyunca gelisen ICBM teknolojisi çerçevesinde Kitle Imha Silahlari ana tema oldu.

 

Ilk Uzay Yarisi

 

Sputnik’in basarisindan sonra Amerikan bilim adamlari telas içine girdiler. Bati ile Dogu arasindaki ideolojik savasta Sputnik bir rekabet noktasi oldu. Bundan sonraki çalismalar barisçil amaçlar dogrultusunda insanli uçusa yöneldi. Amerikalilar Uzay serüveninin tarihini yazarken her zaman ilkleri kendi adina belirtmis ve insanli adina yapilan çalismalar olarak deginmemistir.

 

Uzay tarihi incelendiginde Amerika’nin bu ilk olamamanin verdigi yönelimle aya gitme çalismalarina önem verdigi görülmektedir. Sovyetlerin ise Yörüngede Insan davranislarinin degerlendirilmesine daha çok önem verdigini görüyoruz. Bu nedenle Amerika Aya gitme çalismalarini sürdürürken Sovyetler MIR uzay istasyonunu kurarak bu konuda Amerikanin 25 sene önüne geçmis oldular.

 

Uzay la ilgili ilk çalismalara bakildiginda politik ihtiyaçlar ön plana çiktigindan barisçil bir gelisim izlendigi görülmektedir. Böylece bu rekabetten Barisçi amaçli teknolojiler galip çikti. Daha sonralari ise Uzay çalismalari büyük oranda insan gücü ve mali yük getirdigi için Amerika’da uzay çalismalari askeri alanda gelismeye basladi. Böylece Savunma Bakanligi ve NASA uzay konusunda bütçe almaya basladi. Askeri alanda Hava Kuvvetlerinin Dyna-Soar, Blue-Gemini ve Manned Yörünge Laboratuari ilk örneklerdir.

 

Ikinci Uzay Yarisi

 

Uzayda Gözler uzay yarisinda uzay yürüyüsleri ay görevleri daha sonralarini önemini yitirmeye daha baska konular önem kazanmaya basladi. 1950’lerdeki bomba ve füze panigi sona erdikten sonra Düsmanin kapasitesini ögrenmek daha önemli hale geldi. Ilk amerikan stratejisi Sovyetler Birliginin Yüksekten uçan uçaklarla gözlenmesi idi. Eisenhower uzaydan stratejik kesif ihtiyacinin farkina varmisti.

 

Uzaydan kesif sistemlerinin avantaji açik olarak ortadadir. Uzay tüm uluslara açik bir alandir ve önleme olayi söz konusu degildir.

 

1961 yilinda uzayin casusluk amaciyla kullanimi ile ilgili tartismalar sürerken Amerika’da Ulusal Kesif Birimi kuruldu. Burasi Soguk savas boyunca Hava, Deniz ve Merkezi Istihbarat teskilatinin program ofisi oldu ve Istihbarat uydularini yapimi firlatilmasi ve çalistirilmasi konularini yürüttü.Sovyetler Birligi de bu konuyla ilgili benzer faaliyetler yürüttü.

 

NRO uydulari sadece gözlem yapmiyordu. NRO casus araçlari Hava kuvvetlerinin Füze uyari uydularini da isletiyordu.Örnegin Füze tarama Alarm sistemi (MIDAS) ve Savunma Destek Programi. Bu uzay araçlari savunmanin ilk hatti olarak degerlendiriliyordu ve buradan alinacak herhangi bir uyari ICBM atesleme kontrol merkezi ve Füze atabilen denizaltilara iletiliyordu. Soguk savas sirasinda uzaydaki gözlerin önemi hiç bir zaman hafife alinmadi. Böylece tüm taraflar birbirleri hakkinda bazi bilgilere sahip olduklarindan dolayi nükleer güç konusunda panik yasanmadi.

 

Üçüncü Uzay Yarisi

 

1970 lerde Amerika yeni uzak menzilli füzeler gelistirirken Sovyetler Birligi Ilk Anti-Uydu silahini gelistirdi. 1981 yilinda Amerika ilk Yeniden kullanilabilir uzay aracini kullandi. 1983 ‘te Reagan tarafindan Stratejik savunma öncelikleri açiklandi. Burada artik nükleer bir savasin çikma ihtimalinin zorlugundan bahsedilirken Sovyetlerle silahlanma konusunda yeterince yarisildigi belirtiliyordu. Mikhail Gorbavhev’in önderliginde gerçeklesen sosyal ve ekonomik reformlar bu konuda gelisme sagladi. 1986’da Reykjavik te ki zirvede Amerikanin Sovyetlerin uzay konusundaki süphelerini ortaya koydu. Reykjavik soguk savasin sona ermesinde baslangiç oldu.

 

Ilk Uzay Savasi

 

Soguk savasi karanligi yeni bitmisken uzaya savas alanlarinda yeni bir rol verildi. 1991’deki birinci Körfez savasi Uzayin yardimci rol oynadigi ilk savas oldu. Bu yüzden bazilari tarafindan “ilk uzay savasi” olarak adlandirildi. Körfez savasi sirasinda Uzay biriminin basinda bulunan General Kutyna bu konuyla ilgili olarak “ilk uzay uygulamalari savasi” tabirini kullanmistir.

 

Uzay gücü daha önce Vietnam da foto, Falkland savasinda foto ve sinyal istihbarati amaciyla kullanilmisti fakat bu kullanim çok az ve yüksek karar verme seviyesindeydi. Körfez savasinda ise savas alanini her seviyesinde yararlanildi. Komuta kademesi savas alanindan Amerika ile iletisimi telekomünikasyon uydulari ile gerçeklestirdiler. Hava durumu ile ilgili veriler ve görüntüler meteoroloji uydularindan saglandi ve hava taarruzlarina ve yer birliklerinin hareketlerine destek sagladi. Global yer bulma sistemi (GPS) hava, deniz ve kara kuvvetleri tarafindan kullanildi. Füze uyari verileri DSP uydulari tarafindan alinarak Israil ve Suudi Arabistan’a yapilan saldirilarin önlenmesinde kullanildi.

 

IKINCI KÖRFEZ HAREKATI VE UZAY

 

Ikinci Körfez Harekatini ele aldigimizda Uzay teknolojilerinin çok daha genis bir alanda kullanimi göze çarpmaktadir. Bu kullanim alanlarini maddeler halinde yazmamiz gerekirse;

 

• Harekat Yönetimi (Battle Management)

• Iletisim (Communication)

• Izleme (Surveillance)

• Foto-Kesfi (Photo-reconnaissance)

• Uzay-konuslu radar (Space-based radar)

• Meteoroloji izleme ve tahmin (Weather monitoring & forecasting) basliklari ön plana çikmaktadir.3

 

Biz bu yazimizda uzay alninda kullanilan teknolojilerden GPS, Meteorolojik tahmin, Iletisim ve agirlikli olarak görüntü verilerinin kullanimi konularina deginmeye çalisacagiz Askeri birimler birinci Körfez Savasini ilk ”Uza y savasi” olarak telaffuz ederle çünkü burada ilk kez Uzay tabanli yetenekler çatisma bölgesindeki birliklerin dogrudan desteklenmesinde kullanildi. 12 yil sonra Irak Operasyonu sirasinda uzay ve füze savunma sistemleri ile askeri çalismalarin, araçlarin ve operasyonlarin çok basarili bir sekilde entegre oldugu degerlendirilmektedir

 

(Military) Space Programmes (Military) Space Programmes and their Technical Feasibility and their Technical Feasibility, Dave Webb, University of Bradford, March 2004 [5]

 

UYDU ILETISIMI [6]

 

Güvenli uydu iletisimi (SATCOM) bugünkü ordularin öncelikli gerekliliklerinden biridir ve bunlar Irak operasyonu sirasinda komuta zincirinin savas bölgesi ile ilgili durumla ilgili gerekli bilgileri almasindan önemli rol oynadi. Uydu iletisiminin askeri anlamda önemini belirtmek amaciyla Koalisyon güçleri komutanlarindan general David D.McKiernan “ordumuzda teknoloji gelisti... savas alaninda yüzlerce mil öteyle uydular üzerinden konusmaya imkan bulabiliyoruz...komutanlar nerede olduklarini bir sonraki kararlari için nelere ihtiyaç duyduklarini konusabiliyor ve bunlari bir birliktelik içinde gerçeklestirebiliyorlar. Bu bize karar vermede ve kararimizi herhangi bir birime en hizli sekilde iletme imkani tanimistir.” demektedir.

 

Pentagon da General Buford Blount video telekonferans ile röportaj verirken taktik uydu haberlesmesinin (TACSAT) önemini ayrintili olarak belirtmistir. “TACSAT iletisimi bizim için çok uzak mesafelerle konusmada çok yeni bir sistemdi. Necef’te bir günde 230 km ileri gitmistik. Temel olarak saldiri ve çatisma seklinde iki ayri durum mevcuttu. Kaynaklarin yönlendirilmesi, önceliklerin belirlenmesi, her bir komutanla konusarak güçleri nerede, biz harekati yürütürken savas alaninda neler yapacaklari konularinda komuta ve kontrol yetenegine sahiptik.”

 

Uydu iletisimi Irak Harekati komutanlarina ilk görme, anlama, harekete geçme ve operasyonu kesin olarak bitirme imkan taniyordu. Uzay ve Füze Savunma Komutanligi Operasyon Merkezi Bünyesinde bulunan 1nci Uydu Kontrol Taburu uydu iletisiminin desteklenmesinde kritik rol oynamaktadir ve yer üniteleri savas alanina girdikleri an bilgi akisindan emin olunmasini saglamaktadir.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !